11 Ekim 2011 Salı

"Kütüphane Artık Çocuklu Anneleri de bekliyor"

Kırşehir Lütfü İlkiz İl Halk Kütüphanesi'nde özellikle çocuklu bayanların okuma ihtiyaçları göz önünde bulundurularak oluşturulan bölümde çocuklar oyun oynayıp, sesli kitaplardan masallar, şarkılar dinlerken annenlerde bu esnada okumanın zevkine varabilecekler. Kütüphanede onlar için özel bir bölüm oluşturulmuş.

http://www.haberx.com/kutuphane_artik_cocuklu_anneleri_de_bekliyor(17,n,10765776,950).aspx

Ülkemizde çocuk sahibi bayanlar evde yaşamaya mahkum ediliyor. Eğer bebeğiniz varsa sokağa çıkmamalısınız yaklaşımı sergilenirken Kırşehir kütüphanesini bu bayanları kütüphane yaşamına katma çabalarından dolayı kutlamak istiyorum. Özellikle bebekli bir bayansanız dışarı çıkıp bir kafede bile oturamıyorsunuz çünkü bebeğinizin altını değiştirebileceğiniz bir ünitenin olduğu kafe neredeyse yok gibi bir şey. Zaten halkımda aman çocuğu dışarı çıkarma hasta olur diye bir paranoya var tüm bu duyarsızlık bu paranoyayı daha da destekliyor. Böyle böyle gidecek yer bulamayan anne ve bebek istemese bile eve hapsoluyor. Oysa bebeğin sağlığı kadar annenin sağlığı da önemlidir. Sırf bebek sahibi oldu diye bir bayanı eve hapsetmek ona bir fayda sağlamayacağı gibi ruhunu karartır. Bununda bebeğe çok bir faydası olacağını sanmam. Ben istenmediği halde bebeğiyle heryere giden bir anneyim. Hastane, kafe, kütüphane her gittiğim yerde tepki alıyorum bebekle dışarı çıkılır mı aman çocuk buraya getirilir mi diye. Hele hele kışın bebeğinizle dışarı çıkıyorsanız kötü annesinizdir. Oysa o miniklerin dışarıyı ne denli sevdiklerini ve dışarı çıkınca ne kadar mutlu olduklarını bir bilseler sırf onları korumak adına onları eve hapsetmeye haklarının olmadığını anlarlar mı acaba?

Yurtdışında halk kütüphanelerinde özellikle anneler için ayrı ve çocuklar için ayrı etkinlikler düzenleniyor. Her zaman dediğimiz gibi halk kütüphaneleri halkındır sadece öğrencilerin değil asıl hedef kitlesi yetişkinlerdir ve ev hanımlarının potansiyeli çok yüksek onların halk kütüphanesinden yararlanması çok önemlidir.

10 Ekim 2011 Pazartesi

"Türk insanı en fazla 300 kelimeyle konuşuyor"

"İzmir Milli Kütüphane' de gerçekleştirilen Perşembe Konferansları'nın konuğu iktisatçı, yazar, Milletvekili Yılmaz Karakoyunlu oldu. Karakoyunlu, 'Türk Eğitim Kültürü' konulu konferansta Türk insanının 118 bin kelimeden oluşan Türçe'de yalnızca 300 kelime kullandığını söyledi."

http://www.haberekspres.com.tr/turk-insani-en-fazla-300-kelimeyle-konusuyor.htm


10 yılda 1 kitap okuyan halkım insanlarının kullandığı o 300 kelime herhalde dizilerde en çok kullanılan kelimelerdir. Geçen eşimle yerli bir diziyi izlerken senaryonun dil açısından ne kadar fakir olduğunu farkettik. Eleştirdiğimiz sürekli aynı cümlenin değişik, devrik şekillerde kullanıldığı bir diyalog idi. Pek sevilen bir dizi olmasına bakılırsa demek pek kimse rahatsız olmamış.

Kütüphanesi, kitap okuyanı, dergi okuyanı az olan, gazetelerin çoğunlukla iri harfleri okunan, kütüphaneye, tiyatroya, konsere gitmeyen(gidemeyen), sosyal etkinlik denince çoğunluğunun alışveriş merkezine gezmeye gidip vitrinlere bakmayı anladığı bir halkın 300 kelime kullanmasının normal olması bir yana ben yakında bu 300 kelimenin bile fazla gelmesinden korkuyorum.

28 Ağustos 2011 Pazar

Türkiye'de okuma alışkanlığı ile ilgili yapılan araştırma sonuçları...

"Kitap okumada çaktık!
Okuma alışkanlığı ile ilgili yapılan bir araştırma hazin bir tablo ortaya koydu..." başlıklı haber.

http://www.blogger.com/img/blank.gif
http://haber.gazetevatan.com/kitap-okumada-caktik/394639/1/Gundem

İstisnalar hariç çocukların çoğu okuma yazmayı okulda öğrenir ancak okuma alışkanlığını aile, öğretmen ve kütüphaneci ortak çalışmalarla çocuğa kazandırabilirler. İlköğretim okullarında iyi bir kütüphane ve uzman kütüphanecilerin olması,çocuğun sadece okulda değil evde de okuyan bireyler görmesi yani anne babanın evde gazete ya da kitap okuyor olması,öğretmenlerin çocukları kütüphaneye götürmesi ve yönlendirmesi kesinlikle gereklidir. Ülkemizde ciddi anlamda okumayan bir kitle var. Yine ciddi anlamda bir okul kütüphanesi ihtiyacı var.

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Kitap Kulüpleri için Kitap Tartışma Kriterleri

1. Kitabı okumadan önce neyi anlattığını düşünüyordunuz?

2. Kitap beklentilerinizi karşıladı mı?

3. Sizce yazar kitabın içinde kendini gösteriyor mu? Bu durum sizce uygun olmuş mu?

4. Kitap hoşunuza gitti mi? Neden?

5. Kitap, yazarın diğer kitaplarıyla karşılaştırıldığında nasıldır?

6. Olaylar dizisi sizi içine çekti mi? Yoksa kendinizi okumak için zorlamanız mı gerekti?

7. Karakterlerin oluşturuluşu nasıldı? Karakterlerin hangisiyle tanışmak isterdiniz? Sevdiğiniz, nefret ettiğiniz karakter kimdir?

8. Öykünün geçtiği yer ve zaman sizce nasıldı? Gerçekçi miydi? Kendinizi o yer ve zamanda var olmuş gibi hissedebildiniz mi?

9. Öyküde işlenen ana konular nelerdir? Öyküdeki önemleri nedir?

10. Kitap beklediğiniz gibi mi sonlandı?

11. Kitabı başkalarına, yakın arkadaşlarınıza önerir misiniz?

Kitaba verilen puan?

Kaynak: http://classiclit.about.com/od/bookclubs/a/aa_bcquestions.htm
Çeviren: Kenan Ören

14 Mart 2011 Pazartesi

Apartman sığınağında kütüphane olur mu?

Kayseri İl Milli Eğitim müdürlüğü sığınakta kütüphaneler açmaya devam ediyormuş.

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1104634&title=siginaklari-kutuphaneye-ceviriyorlar

İdeal bir halk kütüphanesi havadar, güneş gören ya da doğal ışık alabilen ferah bir mekan olmalıdır. Sadece kitap yoktur içinde bilgisayardan tutunda, piyanoya kadar aklınıza gelebilecek halkın bilgi, eğlence ve etkinlik anlamında her türlü ihtiyacını karşılayabilecek materyallerin bulunduğu mekanlardır. Halk kütüphaneleri özellikle müstakil binalar olarak inşa edilmektedir ya da edilmelidir.

Bir kütüphaneci olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki sığınakları kütüphaneye çevirmek kütüphane kavramını insanların hayatına yerleştirmek için seçilebilecek sağlıklı bir yöntem değil. Onu alt katlara hapsetmek halkın gözündeki havasız, izbe ve kenara itilmiş kütüphane algısını değiştirmek şöyle dursun aksine destekler durumdadır. Ayrıca böyle bir projede kaç tane uzman kütüphaneci görev alıyor çok merak ediyorum.

Nasılki her binadan okul olmayacaksa, okul binalarının özel olarak inşa edilmesi gerekiyorsa bir kütüphane binasınında bir takım mimari özellikler taşıması gerektiği gerçeğini artık kabul edelim.

11 Mart 2011 Cuma

Hastanede hastalar için kütüphane kurulmuş...

"Akyazı Devlet Hastanesinde yatan hasta ve refakatçilerinin kitap ödünç alarak yararlanabileceği bir hastane kütüphanesi kurulmuş"

Haberin tamamı için;

http://www.medya73.com/akyazi-devlet-hastanesinde-kutuphane-acildi-haberi-552580.html

Güzel bir girişim. Elbette bu kütüphane daha iyi organize edilse bütçesi olsa ve uzman kütüphanecisi ile hizmet verebilme ve sadece kitap alıp vererek değil hasta ve refakatçileri için etkinlikler düzenleyerek onların rahatlamalarına yardımcı olabilse çok daha iyi olacaktır. Bu sadece bir girişim gibi duruyor daha sağlıklı bir gelişme için bir uzman kütüphaneciden destek almaları şart. Ülkemizdeki yeterli büyüklükteki tüm hastanelerde bu tarz uygulamaların olması dileğiyle...

Acaba ülkemizde kaç tane hastane kütüphanesi var? Ve bu kütüphanelerin kaçında bir bütçe, uzman kütüphaneci mevcut?

7 Şubat 2011 Pazartesi

"Kitap fakiri kütüphaneler"

Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Yılmaz'ın Ankara'daki halk kütüphanelerine yönelik çalışması hakkındaki haber. Devamı için;

http://www.hurriyet.com.tr/kultur-sanat/haber/16949543.asp?gid=282

Kütüphane fakiri bir ülkede, kitap fakiri kütüphaneler...

Acıpayam Halk Kütüphanesi Üyeleri Tanışma ve Kaynaşma Toplantısı

Acıpayam Halk Kütüphanesi'ne üye bir grup okur, kütüphanenin 800 üyesine yönelik olarak tanışma ve kaynaşma toplantısı düzenlemiş. Haberin devamı için;

http://www.haber3.com/kutuphane-uyeleri-kaynasma-toplantisi-duzenledi-669314h.htm

Gerçekten güzel bir girişim...

12 Ocak 2011 Çarşamba

KütüphaneSever Bülten

Kütüphaneleri Seviyorum Girişiminin hazırladığı KütüphaneSever Bültenin 26. sayısını http://kutuphanesever.blogspot.com/ bağlantısından okuyabilirsiniz...