22 Şubat 2010 Pazartesi

Bu ülkeye daha çok Muazzez Nineler lazım...

"Eskişehir'de iki torununa okuma alışkanlığı kazandırmak için düzenli olarak kütüphaneye götüren 74 yaşındaki Muazzez Balkan, adeta kitap kurdu oldu."

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=954500&title=muazzez-nine-torunlari-kitap-okusun-diye-onlarla-yarisiyor

Gerçekten bravo haberi görünce çok mutlu oldum. Bu ülkede daha fazla Muazzez nine örneğine ihiyaç var. Hayır Muazzez Nine'ye çok kitap okuduğu için hayranlık beslemiyorum çünkü ben kütüphane kullanma alışkanlığı olan herkesin zamanla çok kitap okuma alışkanlığı edindiğinide biliyorum, görüyorum. Bence asıl önemlisi iki oturununa kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için onları haftada iki gün kütüphaneye götürüyor olması. Buna emek harcaması, torunlarıyla ilgilenmesi ve bu iş için ilk başvurduğu yerin bir kütüphane olması. Bu gerçekten takdire değer.Ve emeğinin karşılığını almış torunları düzenli olarak kitap okuyan bireyler haline dönmüşler.

Bir yetişkinin torunları ya da çocukları kitap okuma alışkanlığı kazansın diye onları düzenli olarak kütüphaneye götürmelerine bu ülkede yeterince sık rastlanmıyor. Muazzez ninenin örnek olması dileğimle...

21 Şubat 2010 Pazar

Kütüphanelerin okumaya katkısı...

Bu yıl kütüphane haftasında gösterilmek üzere TRT tarafından, ülkemizin bir çok yöresinde, hiçbir ön eğitim almadan ve zorunlu olmadıkları halde kendi kendilerine okuma alışkanlığı kazanmış, farklı meslek grublarından oluşan vatandaşlar için kütüphanelerin katkısını öne çıkarma amacıyla bir belgesel film hazırlanıyormuş.

http://www.halkgazetesi.com.tr/news_detail.php?id=17508

Çalışmayı izlemek için sabırsızlanıyorum.
Bunun için Mart ayının sonuna kadar beklemem gerekecek :))




Kütüphaneye üye olmak kolaylaştırılsın...

Ordu Gazi Halk Kütüphanesinde okuyucu ve üye sayısının arttırılması amacıyla hediyeli bir kampanya başlatılmış.

http://www.haberciniz.biz/haber/ordu-kutuphanesinde-uyelik-kampanyasi--776543.html

Bana göre ülkemiz halk kütüphanelerindeki en önemli sorunlardan biride kütüphaneye üye olmanın zor olmasıdır. Üye olmanız için istenen fatura vb. unsurları aşsanız bile işten çıkıp gittiğinizde kütüphanenin kapısını kapalı buluyorsunuz. Bu da kütüphaneden yararlanabilecek insan sayısını, emekliler, öğrenciler ve ev hanımları ile kısıtlıyor zaten. Oysa belkide halkın çoğunluğu hayatını mesai saatlerinde çalışarak kazanıyor ama onların kütüphaneye gitme şansları kütüphanenin çalışma saatlerinden dolayı pek mümkün olmuyor. Tüm bunları aşabilmek için kütüphane çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi, kütüphaneci sayısının arttırılması ve kütüphanecilere kitapların bekçisi muamelesi yapılmaktan vazgeçilip fatura vb istemeden insanların kütüphaneye üye olmaya hak kazanması gerekiyor. Bireylerin adres teyidi için TC kimlik numaraları yeterli olabilmeli.

18 Şubat 2010 Perşembe

Bilinçli bir sahipleniş hikayesi: "Telefon kulübesindeki kütüphane"

İngiltere'nin Wetsbury kasabası sakinleri, kullanılmayan eski telefon kulübelerinin ellerinden alınmaması için onu bir kitaplığa çevirip kulübenin kalması için yetkilileri ikna etmişler.


Herkes bilir İngilizlerin kırmızı telefon kulübelerini artık bir simge haline gelmiştir tıpkı kırmızı çift katlı otobüsleri gibi. Kasaba halkı bu tarz bir kültürel mirasın ellerinden alınmaması için çok güzel bir yöntem bulmuşlar ve bunun için birlik olup bilinçli bir mücadele yürütmeleri çok hoş.

Ülkemizin telefon kulübeleri ne durumda bilmem ama kütüphanelerimizin gerçekten sahip çıkılmaya ve kullanıcıları tarafından destek görmeye ihtiyacı olduğunu biliyorum...

17 Şubat 2010 Çarşamba

Korsan kitaba çözüm modern halk kütüphanelerinin yaygınlaşmasıdır...

Milli Kütüphane'ye bağışlanan her 20 eserden 3'nün korsan olduğunun ortaya çıkması korsan kitap satışının geldiği noktayı gösterir konulu haber...


Ülkemizde gün geçtikçe artan korsan kitap satışına en iyi çözüm modern halk kütüphanelerinin kurulması ve yaygınlaştırılmasıdır.

Gelir düzeyi düşük olan vatandaşların bir romanın ortalama 25 tl'ye satıldığı ülkemizde her hafta bir kitap satın almasını beklemek hayalperestlik olur. Diğer taraftan çalışan ancak kitap okumak isteyen vatandaşın, ücretsiz orjinal kitap ödünç alıp okuyacağı halk kütüphaneleri halkın işten çıkıp yararlanabileceği saatlerde kapalı olmaktadır. Kitaba ayıracak yeterli parası olmayan ve boş vakti olduğunda kapısını kilitli bulduğu halk kütüphanelerinden yararlanamayan vatandaş doğal olarak korsana yönelmektedir. Yetişkin bir bireyin her hafta bir kitap okuması normaldir. Her hafta 25 tlden bir kitap satın almak ayda 100 tl gibi bir maliyet çıkarır ve bu da on iki ayda çok büyük bir sayıyı temsil eder. Gelir düzeyi uygun olan vatandaş için çok sözüm yok bana göre bir kitaba para vermek bir gömlek almak kadar gereklidir. Ancak kendi çocukluğumdan biliyorum lise yıllarımda ben her gün bir kitap bitirirdim eğer halk kütüphanesi olmasaydı bizim bu kitapları satın almamız mümkün olamazdı.

Kısacası bütçe sorunu olmayan, her istediği kitabı satın alıp sağlam bir koleksiyon geliştirebilen, güler yüzlü uzman kütüphanecileri ve aydınlık ferah dizaynı olan, evlerimize yakın ve mesai saatleri dışında açık bulabildiğimiz halk kütüphaneleri korsan kitap satışlarına darbe vuracaktır. Vatandaşlar tarafından orjinal kitabı güzel bir ortamda okumak, dilediğinde evine götürebilmek, seçiminde ona yardımcı olan kütüphanecilerin olduğu halk kütüphaneleri tercih edilecektir.

14 Şubat 2010 Pazar

KütüphaneSeverler Gününüz Kutlu olsun :))

"KütüphaneSeverlerin gününü kutluyorum"

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13784010.asp?yazarid=4

Sayın Doğan Hızlan'ın Kütüphaneleri Seviyorum girişimimiz hakkındaki yazısı ve KütüphaneSeverler günü :))

Sevgililer günü yerine KütüphaneSeverler günü ve hediye olarak bir kütüphane kartı :))

İnsan olmanın ve bir insanla özel şeyleri paylaşmanın bana göre anahtarıdır düşünceler ve düşüncelerin paylaşımı ve bunu geliştirebilmenin tek yoluda okumaktır. Sevdiğinizle ortak bir dünya oluşturabilmek için ikinizinde okuması ve okumayı sevmesi gerekir. Düzenli kitap okumanın anahtarı ise bir kütüphane kartıdır. Sevdiğinize bir anahtar hediye edin...

9 Şubat 2010 Salı

Pizza Pizza ve Türk Kütüphaneciler Derneği ortak çalışması...

5 Şubat – 26 Mart tarihleri arasında Türkiye çapındaki tüm Pizza Pizza restoranlarında geçerli olacak kampanyada firma, kitap getiren her pizzasevere combo menü satışını 5 TL olarak düzenledi. Pizza pizza ve Türk Kütüphaneciler Derneği'nin ortak düzenlediği bu kampanya okuma alışkanlığını teşvik etmeyi amaçlıyor...

http://www.ebmhaber.com/detay/18814/pizza-pizzadan-anlamli-kampanya.htm


Güzel bir çalışma yine de birşeyler eklemek isterim. Kitap dağıtımı ya da toplama kampanyasından ziyade kütüphane kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla tüm Pizza Pizza şubelerini kütüphanelerin ve kütüphane kullanımının önemini vurgulayan posterlerle bezemesinin daha etkili bir yol olacağını düşünüyorum. Halkın kütüphaneye gitmek için ciddi anlamda teşvik edilmesi gerektiğine inanan biri olarak, bir pizzacıda kütüphaneler hakkında ya da kütüphane kullanımı hakkında poster görmenin iyi geleceğini umuyorum :)) Oysa kitap toplama kampanyaları ve kütüphaneler ülkemizde birbirine öyle girmiş durumdaki bir yerde kütüphane lafı edecek olsanız hadi hemen kitap toplayalım deniyor. Yine de bu güzel çalışmanın gerçekleştiriyor olması çok önemli elbette.

8 Şubat 2010 Pazartesi

Kütüphane kullanma hakkına sahip çıkmak...

"Erzurum İl Halk Kütüphanesi’nden ödünç kitap almak isteyen çocuklarına doğalgaz faturası sorulması, eğitimci babayı harekete geçirmiş."
haberin devamı...

http://www.erzurumgazetesi.com.tr/default.asp?page=haber&id=36581

Uzunca bir süredir okuduğum en güzel haber. Hemen söyliyeyim bana göre aslında bu baba kütüphaneye karşı bir tavır sergilemiyor. Tam tersine kütüphaneye gitme hakkına ve çocuklarının kütüphaneye üye olma hakkına sahip çıkıyor. Kısacası kütüphanesine sahip çıkıyor.

Kütüphanelerin özellikle de halk kütüphanelerinin kurallar, yönetmelikler arasında boğulup gittiği kimsenin kolay kolay kütüphaneye üye olmayı başaramadığı bu ülkede vatandaşların kütüphaneye gitme haklarına gerçekten sahip çıkmaları gerekiyor. Ne yazıkki kütüphanecilerin ellerinde sihirli değnekleri yok bunu tek başlarına başaramazlar bu yüzden halkın mutlak kütüphanelerine sahip çıkması gerekiyor bu ülkede bin tane kütüphaneci varsa 70 milyon kütüphaneye üye olma hakkı olan vatandaş var. 70 milyonun sesi çok daha iyi duyulacaktır. Kimse birşey talep etmiyor kütüphanelerden? Kütüphaneci amirlerine lazım dediğinde amiri kim kullanacak onu diyebiliyor. Kütüphaneci bekçi gibi kitapları sayan ve koruyan insan durumuna düşürülüp ondan ha bire fatura istemesi talep ediliyor. Tüm bunlar geçmişte kalmalı. Halk kütüphaneleri halkınsa eğer ona halk sahip çıkmalı. Kütüphaneye kayıt olmak çok kolay olmalı.

Unutmayalım ki kütüphane kullanmak hepimizin en doğal hakkı, her aradığımızı kütüphanede bulabilmek ve gittiğimizde kapısını kilitli bulmamakta öyle. Halk kütüphaneleri halkındır ve her ne olursa olsun halka hizmet etmek için vardır...

2 Şubat 2010 Salı

Çocuklarımızın Okul Kütüphanelerine ve Uzman Kütüphanecilerine ihtiyacı var...

"Okullara kütüphane"
''Kütüphanesiz Köy Okulu Kalmayacak'' söylemiyle Adana'da başlatılmış bir okul kütüphanesi kampanyası.

http://www.beyazgazete.com/kutuphanesiz-koy-okulu-kalmayacak.html

Okullara gerçek okul kütüphaneleri kurmak bir kaç kişinin yapabileceği sade bir kampanya ile çözülebilecek basit bir olay ne yazıkki değildir. Bir okula kütüphane kurmak, o okula öğretmen atamak kadar zorunlu ve gereklidir. Bunu Milli EĞitim Bakanlığı'nın yapması yani her okula bir kütüphane açması ve bu kütüphanelerin başına birer uzman kütüphaneci ataması gerekiyor. Yoksa bu tür kampanyalarla bu işin yürümeyeceği bir yana, bir odaya kitap doldurmak o köy çocuklarının kütüphaneye kavuşmasını da sağlamayacaktır. Bir okulda, iki rafa 300 kitap koymak kütüphanesiz okul kalmayacağı anlamını taşımadığı gibi o okulun bir kütüphaneye sahip olmasını da sağlamayacaktır.Çünkü kütüphanecisi olmayan bir yer zaten kütüphane değildir. Uzun lafın kısası okullara kütüphane kurmak konusunda iyi bri şey yapılmak isteniyorsa bakanlığın bu konuda harekete geçmesini sağlayacak projeler üretmek gerekiyor...