14 Şubat 2010 Pazar

KütüphaneSeverler Gününüz Kutlu olsun :))

"KütüphaneSeverlerin gününü kutluyorum"

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/13784010.asp?yazarid=4

Sayın Doğan Hızlan'ın Kütüphaneleri Seviyorum girişimimiz hakkındaki yazısı ve KütüphaneSeverler günü :))

Sevgililer günü yerine KütüphaneSeverler günü ve hediye olarak bir kütüphane kartı :))

İnsan olmanın ve bir insanla özel şeyleri paylaşmanın bana göre anahtarıdır düşünceler ve düşüncelerin paylaşımı ve bunu geliştirebilmenin tek yoluda okumaktır. Sevdiğinizle ortak bir dünya oluşturabilmek için ikinizinde okuması ve okumayı sevmesi gerekir. Düzenli kitap okumanın anahtarı ise bir kütüphane kartıdır. Sevdiğinize bir anahtar hediye edin...

5 yorum:

aykut dedi ki...

merhaba

KİTAP OKUYOR MUSUN?
Amerika da Afrika kökenli KÖLELERİN okuma yazma öğrenmeye cesaret ettiklerinde nasıl acımasızca cezalandırılıyorlardı.
Komünist manifesto
Karl marx : ücret, emek ve sermaye
(not: internette Marksist archive’de Türkçe bölümünden bulunabilir)

ERMENİ KATLİAMLARININ NEDENİ
Türk devletinin yaratılması ve mülkün Türkleştirilmesi.

AYDIN- ENTELEKTÜEL OLMAK
Ezilen-sömürülenlerin bilinçlerini zehirleyerek afyon alma görevlerini yerine getirerek olur. Kendilerini egemen sınıflara ve iktidar sahiplerine hergün yeniden ispatlamak, işlevlerini her gün yeniden üretmek zorundadırlar.

ESKİ KELİME KÖYLÜ
Köylü ihtiyacı olan unu-ekmeği, sütü-yoğurdu, yağı-peyniri, yumurtayı, sebzeyi ve meyveyi velhasıl yaşamak için ihtiyacı olan şeylerin büyük çoğunluğunu kendisi ve ailesi üretiyorsa köylüdür.
Köylüler artık domatesi pazardan, ekmeği fırından, sütü,yumurtayı marketten satın alıyor.

EVLİLİK KURUMU
Kadını aşağıyan-sömüren bir kurumdur. Erkeğin egemenliğinin inşasıdır. Evlilikte beyaz gelinliğin anlamı kadının temiz olduğun gösterir yani aşağılamaktır.

aykut dedi ki...

merhaba

gözde kitaplardaki kitapları okudun mu? okuduysan ne güzel birşey

Yeliz ULUCAY dedi ki...

Ben bir uzman kütüphaneci olarak bireylerin kendi kişisel okuma zevklerini geliştirmeleri gerektiğine inanıyor ve bu konuda kütüphane kullanıcılarına yol göstermeye çalışıyorum.

İşin özü bunu oku değil kendi okuma zevkini oluştur diyorum. :))

Guven dedi ki...

25 yıllık kütüphane yolculuğumda kitap isimlerini, yazarları ezberlemekten kaçıp, o anki ruh durumuma göre seçtim yol dostlarımı. Ve kütaphanenin bereketli ovalarında dolaşırken kitap edinme gibi sorumluluğum olmamıştı.

Şimdi bir şeyi anladım ki, evinizde oturma odanız olmasın ama küçük sevimli bir kütaphaneniz olsun. Bazen edebiyata,bazen siyasete, bazen tarihe,coğrafyaya, bazen de felsefeye açılan kapıları olsun...
Hiçbir zaman geç kalınmamıştır deyip şimdi her ay edindiğim bir kitap dahi beni zengin olmuş gibi mutlu ediyo.

Bir kötü tarafım var kı bu dostları başkaları alıp,getirmeyecek diye de ödüp kopuyor.:))

Yeliz ULUCAY dedi ki...

Merhaba,
Biz ona kütüphane değil Kitaplık dyoruz yani kimsenin evinde bir kütüphane olamaz çünkü kütüphane kitapalrın raflara dizili olduğu yer değil uzman kütüphanecilerin bilgi hizmeti sundukları yerdir :). Biri kitaplık diğeri kütüphane diye isimlendiriliyor teknik olarak en aızndan :)) Ancak şudur önemli olan kitabı sevmek hatta kitabın varlığını dğeil okumayı sevmek merak etmek ve daima aklını doyurmak için okumaktır. Bunu yapana ne mutlu ister ecinde ister kütüphane de nerede olduğu önemli dğeil :))