12 Ocak 2010 Salı

Kütüphanecilik bir meslektir...Bir uzmanlık alanıdır...

Bir konuda profesyonel olmak o konuya farklı bakmayı zorunlu kılmaktadır. Konu hakkında bilgisi olmayan insanların müsamaha gösterdiği şeyleri konu hakkında uzman olan kişi geniş bir şekilde karşılamayamaz aslında meslek etiği de bunu gerektirir. Herşeye boşveren, mesleğinin püf noktalarını umursamayan kişi o mesleği hakkıyla yapmayı da sürdüremez. Geçen gün nişanlımla kan aldırmaya gittik. Kendisi hemşiredir. Kanımızı alan hemşire güleryüzlü idi ve ben hizmetinden çok memnun kaldı. Ne güzel hiç canımız acımadı diyerek çıkıyordum ki nişanlım keşke birde ellerini yıkasaydı diye söze başladı. Benim görmediğim tonla şeyi farketmişti ve sonuçta haklıydı. Bu işi yapıyordu ve tüm ayrıntılarına dikkat etmek gerektiğini düşünüyordu. Aynı şey kütüphanecilik içinde geçerlidir çünkü kütüphanecilikte uzmanlık gerektiren bir iştir.

Aşağıdaki haberde bir okulun yenilediği kütüphaneden bahsediliyor. Olmamış. Bir profesyonelin yapmadığı o kadar belliki. Raflar yanlış, sandalyeler yanlış, alan yanlış kullanılmış gibi, masalar çok rahatsız görünüyor üstelik bu mobilyaları yeni almışlar yani belliki bu işe para dökülmüş peki ben sormak istiyorum hiç mi yakınlarda danışılacak bir kütüphaneci yoktu ki bunca yanlış göz göre göre yapıldı? Ya da artık ülkem okullarına kütüphaneci atama vakti gelmedi mi? Bunca yanlışın, eksik gediğin önüne geçilmesi gerekmiyor mu?Bir kütüphanede uzman kütüphaneci çalıştırmaktan daha doğal ne olabilir ki? Ancak o güne kadar ülkemde sapmasapan yerlere kütüphane denecek, halkım rahatsız sandalyelerde sessizce kitap okunmaya mahkum edilecek. Kütüphaneye sadece ceza alanlar gönderilecek.

http://www.memleket.com.tr/news_detail.php?id=55124

Hiç yorum yok: