20 Kasım 2009 Cuma

KütüphaneSever Kitap Kulüplerine katılmak ister misiniz?

Popüler ve çok satan kitap kültürünün her geçen gün daha da yaygınlaşması değerli klasik yazarların günden güne tozlu raflarda unutulmasına sebep olmakta ve genelde benzer kitaplar okuyan, herkesin okuduğunu okumaya meyilli ancak kendi kitap kültürünü(zevkini) değişik yazarlar deneyerek oluşturma fırsatı yakalayamamış gençlerimizin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. İşte bu yüzden ülkemizin çok değerli klasik yazarlarını okumak ve tartışmak için Kütüphaneleri Seviyorum Kitap kulübü kurulmuştur.

Kulübümüzde, klasik Türk yazarlarından yine kulüp üyeleri ile beraber araştırıp seçtiğimiz toplam altı kitabı, altı ayda okuyacak ve her ayın son haftasında Cumartesi günü bir araya gelip o ay okuduğumuz kitabı tartışacağız. Dostluğumuzu pekiştirecek, yeni arkadaşlıklar kuracak, İstanbul’da yeni mekanlar tanıyacak ve klasik Türk yazarlarının gözünden kendi ülkemizin kahramanlarını keşfedeceğiz.Kendi insanımıza, kendi kültürümüze kısacası kendimize dönüp bakma fırsatı bulacağız.

Kulübümüzde çok fazla entelektüel olma kaygımız yok, çok bilen ya da az bilen yok hiçbirimiz edebiyat eleştirmeni değiliz bizler sade vatandaşlarız. Bir kitabı okurken sevdiklerimiz sevmediklerimizle dürüstçe tartışacağız. Sevmediğimiz ama herkesin sevdiği bir kitabı beğenmek zorunda değiliz, herkes okuyor diye bir kitabı okumak zorunda da değiliz, bizler kişisel okuma kültürünün bir kitabı çok satıyor ya da satmıyor diye ayırmakla oluşturulamayacağının bilincindeyiz. Neysek ne düşündüysek ne hissettiysek sadece onlar olacak ve bunu yaşarken öğreneceğiz.

Her ayın sonunda yapacağımız buluşmalarda okuduğumuz kitabı tartışmayı bitirdikten sonra gelecek ay ne okuyacağımıza hep beraber karar vereceğiz.

Kulübümüzün diğer kitap kulüplerinden en temel farkı ise bizlerin okuyacağımız kitapları İstanbul’un evimize en yakın kütüphanelerinden ödünç alacak oluşumuzdur. Bizler hem bu kulüp kitaplarına ücretsiz erişmenin, hem kütüphane üyesi olmanın, kütüphaneye gitme alışkanlığı gelişttirmenin tam zamanıdır diye düşünüyoruz.

Kütüphaneleri seviyorum girişiminin bir etkinliği olarak ortaya çıkan KütüphaneSever Kitap Kulüpleri şimdilik Ankara ve İstanbul'da mevcuttur. Katılmak isteyenler web sayfamızdan, Facebook grubumuzdan ya da mail yoluyla bizelere ulaşabilirler...

http://www.kutuphaneleriseviyorum.org/

http://www.facebook.com/find-friends/?expand=pymk&ref=hpb#/group.php?gid=192068199511

http://www.facebook.com/groups.php?id=576533561#/event.php?eid=185518605364&index=1

6 Kasım 2009 Cuma

Neden okumuyoruz?

Konuyla ilgili güzel bir yazı...

Neden okumuyoruz?

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1158641&AuthorID=67&Date=06.11.2009&ver=26

Çünkü eğitim sistemimiz okumaya teşvik etmiyor.
Çünkü evlerinde okuyan anne babalar görerek yetişen çocuklar çok az.
Çünkü okullarımızda okul kütüphanesi yok.
Çünkü okumak düşünmek, araştırmak, tartışmak, yazmaktansa test çözmeye alıştıktan sonra kitap satın almak yerine ayakkabı modellerine bakmak daha kolay.
Çünkü yeteri kadar halk kütüphanesi yok.
Çünkü yeteri kadar kitapçı yok.
Çünkü yeteri kadar ne yetişkinlerini ne de gençlerini okumaya teşvik eden bir sistem bizim ülkemizde yok…

Onun yerine kütüphanecisiz, neredeyse kitapsız, bütçesiz ve evlerimize uzak halk kütüphanelerimiz, okullarımızda okul kütüphanesinin sadece tabelası var olup kendisi ortada yokken, bir zamanlar bol kitapçıları olan caddelerimizde artık devasa alışveriş mağazalarımız, yeni kurulan yaşam merkezi olarak satılan sitelerimizde her türlü ayrıntı düşünülüp unutulan tek unsurun kütüphane olduğu bir yaşam tarzımız var.

Neden mi okumuyoruz? Asıl okuyanlar nasıl okudu ona şaşırmak daha sağlıklı olacaktır. Oysa gerçekte okumak kötü değildir, okuyan insan anormalde değildir, sıkıcı ise hiç değildir hele hele kütüphaneler kasvetli, kuş uçmaz kervan geçmez ve suratsız kütüphane memurlarından mürekkep mekanlar hiç hiç değildir.

Bu ülkede okullarımızın istisnasız hepsinde birer okul kütüphanesi olduğu, yetişkinlerin iş çıkışı gidip ödünç kitap alabileceği o saatlerde hala açık halk kütüphaneleri var olmaya başladığı gün neden okumuyoruz yerine okunanlar tartışılmaya başlanabilecektir.

Birkaç soru da ben sormak istiyorum.

Neden kütüphanelerimize (her geçen gün sayıları azalan) halk kütüphanelerimize sahip çıkmıyoruz?

Neden evimize en yakın halk kütüphanesine gidip üye olmuyoruz?

Neden kütüphanelerden hakkımız olan hizmeti talep etmiyoruz?

Neden onları tanımak için onlara bir şans vermiyoruz?