31 Mayıs 2009 Pazar

"Belediyeden kütüphane için kampanya"

http://www.tumgazeteler.com/?a=5137906

3000 kitap.
Gençlerin uğramasına dair umutlar.
Belediye binasında bir oda.
Bir belde.

Proje salt iyi niyet ile oluşturulmuş gibi geldi bana. Bir kütüphane kurmak sadece iyi niyetle olmaz. Profesyonellik ister bilimsel bir takım dayanakları vardır. Herkes bilmek zorunda değil ancak bir bilene sormak yerinde olur. Hani bir laf vardır "cehenneme giden yol iyi niyet taşları ile döşelidir" diye. Yıllardır kütüphane sadece iyi niyetle açılacak bir yermiş bütçe, uzman personel vb ye hiç gerek yokmuş sadece kitap yeterliymiş, açıldıktan sonra herkes oraya akın edecekmiş hiçbir hizmet pazarlamasına gerek olmayacakmış gibi düşünüle düşünüle ülkem kütüphaneleri bu haldedir. Bina, bütçe, personel ve sağlam bir derme(koleksiyon) kütüphane hizmetlerinin verilebilmesi için olmazsa olmaz unsurlardır. Ancak bunlarda yetmez sıkı bir pazarlama ve teknolojik yatırımda gerekir. (internet, bilgisayar, web sayfası vb. gibi) Şimdi bunlar olmadan bir kütüphane kurulamazken benim ülkem adı kütüphane olan ama içinde ne doğru dürüst kullanıcı(okuyucu), ne de kütüphaneci(profesyonel) ne bütçe, ne de bir dermesi(koleksiyon) olmayan yerlere kütüphane diyen milyonlarla doludur. Şimdi bu ülkede kütüphaneci mi yok yoksa bu işin profesyonel bir iş olduğuna inanan insan sayısı mı yeterli değil onu anlamak lazım. Sizce hangisi?

Projede çalışacaklara şimdiden başarılar ne de olsa bir kütüphaneye sahip olmak o belde insanlarının(yaşlı, genç, çoluk çocuk, ev hanımı vb.) en doğal hakkıdır. Tıpkı okul, sağlık mezkezi, market, oyun parkı ve benzerleri gibi....

Kitapsever Kütüphanesi

http://www.tumgazeteler.com/?a=5146024

Fatih Caddesi üzerinde kurulan Kitapsever Kütüphanesi törenle hizmete açılmış. Kütüphane ödünç verme hizmetide(al götür oku getir diyerek kastetmeye çalıştıkları şey) verecekmiş. Tahminim ve umudum profesyonel bir kütüphaneci ile çalıştıkları yönünde ama eminde değilim çünkü yazıda kütüphaneci kavramına kesinlikle yer verilmemiş. Aslında bir kütüphane açılmak istenmesi elbette güzel bir amaç ama yinede bu iş benim ülkemde neden ciddiye alınmıyor neden profesyonelce yapılmıyor neden yetkililer ya da hayırseverler tarafından devasa halk kütüphaneleri açılmıyorda bu tür küçük kütüphanelerle bu iş geçiştiriliyor onu anlamıyorum dahası kabul edemiyorum.

Ali Emirî Efendi

http://www.tumgazeteler.com/?a=5142497

"İstanbul`da Gençlik Kütüphanesi"

http://www.tumgazeteler.com/?a=5142497

28 Mayıs 2009 Perşembe

"Miniklere örnek kütüphane"

http://dijimecmua.com/objektif/179/index/287136_eskisehir-il-halk-kutuphanesi-muduru-mehmet-akkaya-tarafindan-baslatilan-bir-proje-ile-il-halk-kutuphanesi-bunyesinde-miniklere-ornek-kutuphane-cagfen-koleji-10-yasinda-/

Bu ülke çocuklarının güzel çocuk kütüphanelerine ihtiyacı var. Batısından doğusuna, kuzeyinden güneyine hem de her yerinde. Çünkü hiçbiryerde yok varsada haberimiz yok. Olmaması da olupta kimsenin bilmemeside kötü.

"Kütüphane kalmayacak herkes e-kitap okuyacak"

"Elektronik kitap, artık kağıda basılı geleneksel kitabın ciddi bir rakibi. Şu sıralarda yazarlar, yayıncılar, okurlar, fiziksel kitabın ölüp ölmeyeceğini konuşuyor. Elinizdeki küçük bir dijital alete bilgisayardan kitap indirip ekrandan okumak, bazılarına çok uzak geliyor. Ama bilgisayarla büyüyen, ekrana bakmaya alışkın genç nesil için hiç de öyle değil."

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=11713845

Kitabın anlatıldığı bir yazıya kütüphane başlığı atmak biraz garip kaçmış ya neyse. Değişim ve yenilik ürkütmesin kimseyi yeterki değişim gerektiği şekilde olsun kitabın tozunu hiç sevmem ama okumak bir tutkudur benim için kitap ha elektronik olmuş ha kağıt ben bilgiyi önemserim kayıtlı olduğu malzemeyi değil diyen kütüphaneler için bu yakıştırmayı bir kütüphaneci olarak doğru bulmuyorum.
Geleceğin okullarıda çok farklı olacak hastaneleride, evleride, adı üstünde gelecek bu ne getireceğini bilemeyiz ama tüm ümidimiz öğrenmeye olan ihtiyacın devam etmesidir eğer o olmazsa ha elektronik olmuş ha basılı ha sesli ha yazılı o zaman önemli olmaz...gelecek olan şey yalnızca cehalettir o zaman...

25 Mayıs 2009 Pazartesi

Aydın İli Halk Kütüphanecileri

Sabah gazeteleri kütüphane ve hütüphanecilerle ilgili haber var mı diye kontrol ederken bu habere rastladım ben ilk defa böyle bir haber görüyorum çok hoşuma gitti paylaşmak istedim :)

"Ersin-Saime ÇAKICI çiftinin mutlu günü
Aydın İl Halk Kütüphanesi`nin değerli personeli Ersin Çakıcı ve eşi Saime Çakıcı çifti, geçtiğimiz hafta oğulları Erkin`in ilk doğumgünü partisinde yakın akrabaları ile biraraya geldiler.
Biricik evlatlarının ilk kez doğumgününü kutlamanın mutluluğunu ve heyecanını yaşayan Çakıcı çiftinin bu mutluluğu yüzlerinden okunuyordu. Güzel ve neşeli bir ortamda geçen ve kendi evlerinde düzenledikleri doğumgünü partisinde küçük Erkin henüz ilk yaşını doldurmasına rağmen pastadaki mumu söndürmeyi başardı.
Bizler de genç çifte ve küçük Erkin`e mutlu doğumgünleri diliyoruz."
http://www.tumgazeteler.com/?a=5117225

Küçük Erkin'in doğum günü kutlu olsun :)

24 Mayıs 2009 Pazar

"Bursalı Araştırmacılar, şer'iyye Sicillerinin Dijital Kayıtlarını İstiyor"

Başta üniversitedeki öğretim üyeleri ve öğrenciler olmak üzere birçok araştırmacı ihtiyaç duyduğu Osmanlı şer'iyye sicillerinin dijital nüshalarının, Ankara'daki Milli Kütüphane'den alınıp Bursa'da araştırmacıların hizmetine sunulmasını istiyormuş.

http://www.medya73.com/bursali-arastirmacilar-seriyye-sicillerinin-dijital-kayitlarini-istiyor-haberi-42860.html

Haklı bir istek ve kütüphane müdürlüğüde gerekli hassasiyeti göstermiş. Bilgiye ulaşmak nerede olursa olsun herkesin hakkıdır ancak haberde anlamadığım bir şey var araştırmacılar neden bu sicilleri görmek için Ankara'ya gitmek zorunda kalsınlar ki? Milli kütüphanemiz web sayfası olan http://www.mkutup.gov.tr/ adresinden tarama yapıp gönderim ücretini ödediklerinde bu bilgi kendilerine ulaştırılmıyor mu? Eğer öyle ise ulaştırılması gerekir bu yüzyılda bir şeye bakmak için kalkıp A şehrinden B şehrine gitmeye gerek oluyorsa neden dijital ortama aktarıyoruz ki bu tür bilgileri? Genede araştırmak lazım.

21 Mayıs 2009 Perşembe

Bu ülkede kütüphanecilik diye bir meslek olduğunu bilen Kimse Yok mu?

Bursa'nın Orhaneli ilçesi "Başköy" köyüne Kimse Yok mu Derneği tarafından kütüphane yaptırılmış. Milli Eğitim Bakanlığı altı bilgisayar bağışlamış. Kardeş okulda kitapları bulmuş ancak bilin bakalım bu projede bir tek ne unutulmuş :) Evet bildiniz onun olmadığı yere kütüphane denmeyen kişi unutulmuş yani kütüphaneci.

http://www.tumgazeteler.com/?a=5103288

Bu tür projeler malesef hiç profesyonelce gerçekleştirilmiyor bir çok vakıf ya da dernek bu tür projeler için işin profesyoneli kütüphanecilere danışmayı gerekli görmüyor ve bu yüzden yapılan bu güzel çalışmalarda aslında amacına ulaşmıyor...

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Kadıköy Belediyesi Görme Engelliler Kütüphanesi

Kadıköy Belediyesi görme engellilere dijital ortamda sesli kitap üretmek ve üretilen bu kitapları onlara ulaştırabilmek amacıyla görme engelliler kütüphanesi projesini hayata geçirmiş.

http://www.tumgazeteler.com/?a=5093517

Sizde gönüllü okuyu olmak isterseniz aşağıdaki formu doldurup başvurabiliyormuşsunuz.

http://gormeengelliler.kadikoy.bel.tr/

Güzel bir çalışma... Bu tür kütüphanelerin daha çok artması iyi olacaktır.

"Kütüphane için güreştiler"

"Fethiye`nin Kadıköy`ünde 16. Geleneksel Yağlı Pehlivan Güreşleri, bu kez beldeye Halk Kütüphanesi kazandırma yararına yapıldı."

http://www.tumgazeteler.com/?a=5094167

Harika bir etkinlik. Kitap bağışı istemek yerine bu tarz etkinliklerle kütüphane kurulması çok daha yaratıcı ve eğlenceli olacaktır. Aynı zamanda her yöre kendi kültüründen bir etkinlik üretebilecektir. Sınır yok...

17 Mayıs 2009 Pazar

Yazının icadından bilgisayar çağına kütüphanelerin hikayesi

Keyifli bir tarih kitabı okumak isteyenlere bir öneri…

Lerner, Fred.(2007). Kütüphanelerin hikayesi: yazının icadından bilgisayar çağına.(D. Çenkçiler, Çev.) İstanbul: Bileşim Yayınevi.

Lerner, yazının icadından günümüze tüm evreleriyle kütüphanelerin hikayesini anlatıyor. Bu aynı zamanda kitabın, okumanın, eğitimin ve kütüphanecilerin öyküsüdürde. Kitapta İskenderiye kütüphanesi, manastır kütüphaneleri, doğunun ve batının kraliyet kütüphaneleri, kitap kiralama merkezleri, soyluların evlerindeki kütüphaneler ve benzerleri anlatılırken günümüz teknolojisi ve gelişmeleri de unutulmamış. Yazar size dolu dolu bir tarih kitabı okuduğunuzu hissettirmeyi başarıyor ve akıcı üslubu sayesinde merakınızı giderirken masal okuyormuşçasına rahat ve keyifli bir okuma gerçekleştirme olanağı sunuyor.
Kütüphaneciliğin tarihinin anlatıldığı bölümde çok ilginç bilgiler yer alıyor örneğin Leibniz’in ya da Goethe’nin başarılı birer kütüphaneci olduklarını pek kimse bilmez ya da o çapkınlığıyla ünlü Casanova’nın on yılı aşkın bir süre kütüphaneci olarak çalıştığını. Satır aralarında bu tür şaşırtıcı bilgilere rastlamak kitabı okuma heyecanınızı arttırıyor. Ayrıca kütüphane türlerine yer verilirken günümüzdeki ve geçmişteki işlevleride çok güzel açıklanmış. Bu konuda da çok başarılı kitap.
Özellikle klitabın son bölümü olan Geleceğin Kütüphaneleri adlı bölümde yayıncılığın, kütüphanelerin ve kütüphaneciliğin geleceği alternatif senaryolarla sunulurken çok güzel tespitler yapılmış. Anlaşılır ve çok fazla teknik konuda boğulmadan sunulmuş bir bölüm olması, meslek dışı bireylerin okurken biz kütüphanecilerin sıkça aralarında tartıştıkları bu konuları kolayca anlamasını mümkün kılacaktır diye düşünüyorum.
Benim kitapta en sevdiğim unsurlardan biri kütüphanelerin; hizmetlerinde, çağın gereklerini ve teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, her döneme kolayca uyum sağlayabilen kurumlar olduklarını kitabı okurken çok daha iyi görüyor olmaktır. Kısacası kütüphanelerin varlığının ihtiyaçtan ortaya çıktığını devamınında çağa kolayca ayak uydurabilmesinden geçtiğini görmenizi sağlamasıdır. Kütüphaneler binlerce yıldır varlığını bu şekilde koruyabilmiş ve bundan sonrada bu şekilde devam edecek. Her zaman yaşadığı çağa ayak uyduracak, insanlar bilgiye ihtiyaç duydukça daima var olacak yeryüzünde okuma yazma bilen(ya da sadece öğrenmek isteyen) son bir insan kalana dek. :)

14 Mayıs 2009 Perşembe

Etkinlik Merkezi Halk Kütüphaneleri

Kuşadası Hacı Bektaş-i Veli Derneği gençlik kolları, düzenlediği etkinlik ile dernek üyeleri ve vatandaşları bir araya getirmiş. Etkinliğide Kuşadası İlçe Halk Kütüphanesinde gerçekleştirmişler.

Haberin tamamı için;
http://www.tumgazeteler.com/?a=5074797

Bu etkinlik, Halk kütüphanelerinin yaşadıkları çevrenin etkinlik alanı olmaları gerektiğine iyi bir örnektir. Halk kütüphanelerinin toplantı ya da konferans vb. salonları halk için bu tür etkinlikler için bolca kullanılmalıdırki yaşadıkları yerin gerçek bir parçası olabilsinler...Öğrenciler etkinlik gerçekleştirmek için salon aramayıp doğruca halk kütüphanesine başvurabilsinler. Yerel bir topluluk ya da bir dernek toplantısını kütüphanede yapabilsinki sadece kitap almak için gidilen yer olmanın çok ötesinde olduğunu halk daha iyi anlayabilsin...

13 Mayıs 2009 Çarşamba

"İngiliz turistler, Roma Kütüphanesi avlusunda kitap okuma geleneğini 4 yıldır sürdürüyor"

İngiliz turistler, Side Antik Kent Devlet Agorası Roma Kütüphanesi`nde kitap okuma alışkanlığını 4 yıldır sürdürüyormuş. :)
http://www.tumgazeteler.com/?a=5064536

Bu haberi okuduğumda yaşadığım şaşkınlığı anlatamam. :) Bir arkeoloji düşkünü ve kütüphane sever olarak Side Antik kentine bir akşam üzeri varmış ve o muhteşem manzara karşısında bir aşağı bir yukarı koşarak kütüphane levhasının işaret ettiği yeri anlamaya çalışmış ama o kum yığının yanına saplanan tabelanın hangi yönü gösterdiğini anlamadığımdan kütüphaneyi bulamamıştım. Etrafta yerli turist ve elbette görevli birileri olmadığından görememiştim meğerse İngilizler bulmuş hatta yıllardır kitap okuma geleneği bile sürdürürmüşler. :) Ülkem ören yerlerine mi, kendime mi, yabancılara mı yoksa o tabelayı o şekilde çakanlara mı bir şey desem bilemedim. :) Bir dahakine yolum düşünce sormam gereken kişilerin yabancı tursitler olduğunu artık biliyorum.:)

"El yazması kitaplara dijital koruma"

Kayseri`deki Raşit Efendi Kütüphanesi`nde bulunan elyazmaları ve nadir eserler bilgisayar ortamına aktarılmış. Haberin devamı için...

http://www.tumgazeteler.com/?a=5072202

Haberdeki en sevdiğim bölümü paylaşmak isterim "Tarihi kayıtlarda, Raşit Efendi`nin kendisini ziyarete gelen Kayseri eşrafından Bahçecizade Mehmet Efendi`ye Kayseri`ye bir cami yaptırmasını istediği, Mehmet Efendi`nin bu kentte çok sayıda cami bulunduğunu söyleyip, kütüphane yaptırmasını önerdiği, kütüphanenin bu şekilde yaptırıldığı belirtiliyor." Darısı günümüzün başına diyorum...

Her ilçeye bir kütüphane(ci) kampanyası :)

Ankaralılar Vakfı Bayanlar Kolu, `Her İlçeye Bir Kütüphane` kampanyası kapsamında, Başkent`te beşinci kütüphaneyi Nallıhan ilçesi Tuğrul Bey İlköğretim Okulunda açmış. Çalışma çok iyi niteli bir çalışma ancak devamı gelir mi bilinmez.

http://www.tumgazeteler.com/?a=5070901

Evet bu kadar çok kütüphane açılmasının en temel nedeni bu ülkenin insanlarının gerçekten okumaya, kitaba ve kütüphaneye ihtiyacı olmasındandır....Bu tür projeler hazırlanırken bu işin profesyonelleri olan kütüphanecilerdende yardım ya da destek alınmalıdır ki o zaman sonuç çok daha profesyonel ve başarılı olacaktır...Heleki kütüphanenin açıldıktan sonra kaderine terk edilmemesi için mutlaka bir kütüphanecinin bu kütüphanelerde görevlendirilmesi gerekmektedir.

12 Mayıs 2009 Salı

Ooooooooo! kul kütüp haaa! neee? si!?

"TOKİ'den 45 kente 45 kütüphane"
Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yapan TOKİ şimdiye kadar 471 okulun yapımını üstlenmiş ve bu okullara kütüphane de yapmış.

http://www.memurlar.net/haber/139005/

Uzman Kütüphanecide almış mı?
Kütüphane otomasyon programı?
Bütçe vermiş mi?
Elektronik araç gereç(bilgisayar, televizyon, vb tür.)satın almış mı?
Kütüphane okuryazarlığı için kütüphaneci tarafından ders verilmesini onaylamış mı?
....
O zaman o okullarda kütüphane var demek doğru mudur bir daha düşünmek lazım.

11 Mayıs 2009 Pazartesi

"Wikipedia kazaları"

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/11629807.asp?yazarid=4&gid=61

Bir gazeteci elektronik ya da basılı olsun bir kütüphaneden, arşivden ya da sağlıklı bir kaynaktan araştırma yapmadan nasıl haber yapar anlamıyorum! Ancak ülkemizde de örnekleri çoktur bu tarz şeylerin en azından kütüphaneler konusunda yapılan haberlerin içler acısı olduğunu, haber yapanların çoğu zaman araştırma yeteneklerini değil önyargılarını konuşturduklarını sıkça görüyoruz... Hemen bir örnek verelim gezici kitabevi Deniz Papağanı Pafin'e göz göre göre gezici kütüphane diyen bir haber yapılmış tabi haberi yazana göre içinde kitap olan herşey bir kütüphane olsa gerek...

http://www.milliyet.com.tr/Ege/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetayArsiv&ArticleID=1081753&Kategori=ege&b=Gezici%20kutuphane%20Izmirde

Hayır kişi bilmez anlarım ama aracın üstünde gezici kitabevi yazarken bu fotoğrafın üstüne gezici kütüphane yazmak neyin nesi onu anlamış değilim :) Ülkem insanları bir şeye kütüphane demek konusunda kararlı oldumu ormanda on kaplan gücünde kararlı olur ve önüne çıkan hiçbir engeli tanımazmış onu bilir onu söylerim ben :)

Pafin'in gerçek öyküsü ise budur. http://www.pafin.com/pafinhakkinda.htm

Doğrusunu okumak isteyenlere...

9 Mayıs 2009 Cumartesi

Çocuklarınıza kitap seçerken....

Çocuk kitabı seçmek zordur heleki ülkemizde çevirisi anlaşılmaz, dili çocukların anlamasından hayli uzak kitapların arasından seçmek dahada zordur. Ben çocuklar için kitap seçiminde genelde bu alanda iyi olduğunu bildiğim ve güvendiğim yayınevlerini tercih ederim örneğin Uçanbalık, Mavibulut, Günışığı Kitaplığı vb. gibi. Bunlar hem çocuklar için yayın yapan hemde bu konuda gerçekten titiz davranan yayınevleridir. Son dönemde bunlara Türkiye İş Bankası Kültür yayınlarını da eklemiş bulunuyorum. Konuları gerçekten çocukların ilgisini çekecek, eğlenceli, yaratıcı ve kaliteli kitaplar çıkarıyor yayınevi özelliklede çocuklara yönelik ürün sayısı hayli fazlalaşmış durumda...

http://alisveris.iskulturyayinlari.com.tr/firma_urun.asp?dzid=12391

8 Mayıs 2009 Cuma

Kütüphaneleri Seviyorum

Gün geçmiyor ki ülkemizdeki kitap okuma alışkanlığının gidişatı ile ilgili ya da halkımızın kütüphanelere olan ilgisizliği ile ilgili haberler çıkmasın. Bizler ülkemizde kitap okuma alışkanlığının çok düşük olmasının nedeninin ülkemizde "kütüphane kültürü"nün olmayışı olduğunu düşünüyoruz. Güncel kitap, dergi, dvd, oyuncak vb. ödünç alabileceğiniz, internetten kataloğunu tarayıp ayırtma, uzatma ve istek yapabileceğiniz, ferah bir ortamda çayınızı yudumlarken gazetelere göz atabileceğiniz, çeşitli kültürel etkinliklere katılabileceğiniz, yolunuzun üstünde akşamları ya da hafta sonları uğrayıp ödüç ve iade yapabileceğiniz, yeni neler var bakınabileceğiniz ve güleryüzlü hizmet alabileceğiniz bir kütüphane olsa kim kullanmaz ki?

Kim bilir belki de etrafında böyle bir kütüphane olan mutlu bir azınlıktansınızdır.

Biz kütüphaneciler olarak yıllardır kendi çapımızda mesleki girişimlerde bulunuyoruz. Oysa kütüphane kullanma hakkının bilincinde olan her vatandaşın yetkili makamlardan "Modern Kütüphane Hizmeti" talep etmesinin de çok etkili bir yöntem olabileceği ortadadır. İşte burdan hareketle "mektepli " bir grup kütüphaneci olarak toplumumuzdaki kütüphane bilincini geliştirmek için bir takım gönüllü çalışmalar yapmaya karar verdik ve bu nedenle bir web sayfası hazırladık: http://www.kutuphaneleriseviyorum.org/

Henüz çok yeni olan "Kütüphaneleri Seviyorum Girişimi" kütüphaneleri seven ve her alanda(okul, semt vb.) modern kütüphane hizmeti talep eden herkesin katılımına açıktır. Burada kütüphane ile ilgili yaşadığınız olumlu ya da olumsuz deneyimlerinizi paylaşabilir, kütüphanelerle ilgili her türlü önerilerinizi dile getirebilirsiniz.Ayrıca kitap kulübünde en yakın kütüphaneden ödünç alacağınız bir kitabı tartışabilir ya da fotoğraf kulübünde kütüphaneleri farklı açılardan resimleyebilirsiniz. Veya kendi ilgi alanınızla kütüphane sevgisini bağdaştıracak yeni bir kulüp açabilirsiniz.Unutmayalım ki özellikle günümüz koşullarında "kütüphane kültürü"müz olmadığı sürece "bilgi okuryazarı" bir toplum olabilmemiz mümkün görünmemektedir...

http://www.kutuphaneleriseviyorum.org/

Esmeray(Karataş-Ateş) arkadaşın yazıları için bloguna bakabilirsiniz...

http://trendsonlib.blogspot.com/

"100 günde 100 milyon dolar topladı"

ABD eski başkanı George W. Bush Dallas kentinde kendi adını taşıyacak bir kütüphane ve kültür merkezi kurmak için 100 günde, 100 milyon dolar bağış toplamış.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=11587955

Bu haberde iki şey anlıyoruz birincisi Amerikan Başkanları kendi isimlerini taşıyan büyük kütüphaneler kuruyorlar. (Eğer araştırısanız geçmişteki Amerikan Başkanlarının isimlerini taşıyan kütüphaneler olduğunu göreceksiniz.)İkincisi ve bana göre dahada önemlisi başkanların kalıcı olması ve halklarına yararlı olabilmek için kütüphane kurma yöntemini seçiyor olmaları bu da göstermektedir ki kütüphaneleri ülkemizde olduğu gibi lafta değil gerçekten uğruna uğraşacak kadar çok önemsiyorlar.

Darısı bizlerin başına ülkemiz bağışçılarının sadece okul yaptırmayı bırakıp bir kütüphane de yaptırdığı günlere...
Ne zaman bir yerde kütüphane yaptırılmasının öneminden bahsedecek olsam "bu ülkede tonla sorun var kütüphane bir lükstür" yanıtını duyuyorum evet lüks olarak düşündüğünüz sürece gerçekten kütüphane bizden hep çok uzak bir lüks olarak kalacak. Ayrıca madem kütüphane ekonomik sorunu olan yerler için bir lüks neden ekonomik anlamda daha iyi durumda olan insanlarımızın yaşadığı yerlerde kütüphane yok?Demekki herşey para meselesi, sorun meselesi değil birazda zihniyet meselesiymiş.

7 Mayıs 2009 Perşembe

"Wikipedia ne kadar güvenilir?"

Bir web sayfasının içerdiği bilgiler açısından güvenilir olmasının belli kriterleri vardır. Buda internette okuduğunuz herşeyin doğru olmadığını o yüzden aramalarınızda ve araştırmalarınızda sağlıklı kaynakları tespit edecek becerilere sahip olmanızı gerektirir. Kısacası internet bir lütuftur ancak doğru kullanmayı bilme becerisine sahip olmadığınızda bakın neler oluyormuş?

http://www.memurlar.net/haber/138957/

Özellikle bir gazeteci iyi araştırmak ve haberini öyle yapmak zorundadır...