27 Şubat 2009 Cuma

"Atatürk Kitaplığı yeniden okuyucularıyla buluşuyor"

"Yaklaşık olarak iki yıldır tadilat çalışmaları süren ve bu zaman zarfında hizmet veremeyen Atatürk Kitaplığı, yeni çehresi ile 2 Mart 2009 Pazartesi günü okuyucularıyla yeniden buluşuyor."

http://www.ibb.gov.tr/tr-TR/Pages/Haber.aspx?NewsID=17101

Fotoğrafları çok güzel görünüyor derhal gidip görmek lazım. :)

25 Şubat 2009 Çarşamba

"12 öğretmen kütüphaneci oldu"

"Finike Halk Eğitim Merkezi tarafından açılan ''Kütüphanecilik Kursu'' sona erdi.
....
Kurs bitiminde yapılan sınavda başarılı olan kursiyerler, Halk Eğitim Merkezi tarafından kurs bitirme sertifikası almaya hak kazandı.
Sertifika alan öğretmenlerin, kendi okullarında açılabilecek kütüphanecilik kursunda eğitim verme yetkisini elde etti."

http://www.antalyapostasi.com/haber_detay.asp?haberID=1442

İnanılır gibi değil biz 4 yıllık fakülte eğitimi aldık ama genede okullardaki kütüphanecilik kursunda eğitim verme hakkı alamadık. O zaman bende 100 saatlik doktorluk kursuna katılıp ameliyat nasıl yapılır kursu açacağım olmadı, hukuk alanına el atar 100 saatlik bir kursla avukat nasıl olunur kursunda eğitici olarak çalışırım ayol olmaz olmaz demeyin :)) 100 saate Kütüphaneci olunurda üstüne üstlük eğiticisi bile olunurda doktor ya da avukat neden olunmasın ki? Bence olunur deneyelim derim : )

"ÜNİVERSİTELİ BİLE OKUMUYOR"

...
"Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü öğretim üyeleri Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Odabaş ve Yrd. Doç. Dr Coşkun Polat ile Ankara Üniversitesi Sosyoloji bölümü araştırma görevlisi Yonca Odabaş tarafından yapılan "Üniversite Öğrencilerinin Okuma Alışkanlığı: Ankara Üniversitesi Örneği" konulu bilimsel çalışmada, üniversite öğrencilerinin yeterli okuma alışkanlığına sahip olmadığı tespit edildi. "
...

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1064031&Date=25.02.2009&Kategori=&b=Universite

Bu sonuç şaşırtıcı bir değil. Kütüphane yok, kütüphaneci yok, öğretmenin kitap okumak gibi bir alışkanlığı yok,anne okumaz, baba hiç okumaz, çocuk evde kitap görmez, test çözer diplomasını alır ve okumuş sıfatıyla anılır. Böyle bir ortamda kim okur ki? Okumayanları değil okuyanların neden okuduğunu araştırmak daha sağlıklı bir yaklaşım olur gibime geliyor :)...

16 Şubat 2009 Pazartesi

Bu ülkede neden kütüphane yok sorusuna yanıt?

TOKİ tarafından 2003'ten bu yana inşa edilen yapıların sayısı ;
Okul : 448
Spor salonu: 442
Ticaret merkezi : 325
Hastane: 37
Kütüphane : 35

Gelecekteki konuşmalarımızda sık sık geçeceğe benzer gibi kütüp haaa!!! neee??? anlamadım pardon o ne? :))

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10999989

13 Şubat 2009 Cuma

Dipnot Kitap Kulübü

Halk kütüphanecileri yazışma listesinde gördüm bu sayfayı. Harika bir çalışma, saygı duydum, hayran oldum ve imrendim :))

Ülkemizden bir okuma kulübü örneği Dipnot Kitap Kulübü

http://www.dipnotkitap.net/bizkimiz.htm

Kütüphane vitrini :))

Kesinlikle sadece kütüphane haftası vb. günlerde değil tüm özel günlerde (sevgililer günü, çocuk bayramı, dünya kadınlar günü vb.) ve sadece onlarda da değil belli konulardaki kitapların sergilenmesi için yaratıcılığı kullanarak kütüphaneyi süslemek harika bir fikir :)) Elde ne varsa, en uygun, en ekonomik ve en dikkat çekici şekilde kullanmak... (Son cümle sadece ülkemiz için geçerliydi. Yoksa gördüğünüz gibi yurtdışında kütüphanelerin farklı alternatifleride var. : )

http://www.carelpress.co.uk/Displayphotos/index.html

11 Şubat 2009 Çarşamba

"AB'ye uygun kütüphane haftaya hizmete açılıyor"

"Antalya'nın Alanya ilçesine hayırsever Emine Hacıkura ailesi tarafından Avrupa standartlarına uygun 'Kent Kütüphanesi' yapıldı. Kütüphane 12 Şubat'ta törenle hizmete açılacak."

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=813044&keyfield=6BC3BC74C3BC7068616E65

Herşey muhteşem, biz kütüphanecilerin saydığı tüm ayrıntılara yer verilmiş ama sanki bişiy unutulmuş gibi en azından haberde adı hiç geçmeyen birşey var bilmem sizin dikkatinizi çekti mi? Aahhh evet evet bildiniz onun olmadığı yere kütüphane denmeyen kavram olan kütüphaneci kavramına nedense haberde hiç yer verilmemiş umarım kütüphanede yer verilmiştir aksi halde kütüphanenin o AB'ye uygunluğu sadece lafta kalacaktır. :))

10 Şubat 2009 Salı

"Dewey dünyanın kalbine dokunan kütüphane kedisi"

Dewey kelimesinin bu kadar sık anılmasına sebep olan kitabımız gazetelerde yer almaya devam ediyor. Ancak bu haberde 100 yıllık bizim Dewey olmuş Dawey.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10960240

Bu kadar haberi çıkıyor, sürekli konuşuluyor ve ben elimdeki kitabım bitmediği için bir türlü başlayamıyorum biri ben okudum diye mail yazacak yakında bekliyorum. :))

9 Şubat 2009 Pazartesi

"Google kütüphanesi cepte"

08/02/2009
WASHINGTON - İnternet devi Google, çok sayıda kitabı kamuoyunun kullanımına sunduğu sanal kütüphanesine artık bazı cep telefonlarıyla da ulaşmanın mümkün olduğunu açıkladı. ABD’den 1.5 milyon, diğer ülkelerden 500 bin kitabın bulunduğu Google Book Search uygulamasının mobil telefonlar için versiyonu hizmete girdi. Sanal kütüphanedeki elektronik kitaplar, Apple’ın iPhone veya Google Android işletim sistemini kullanan rakibi G1 gibi çok fonksiyonlu cihazlarda okunabilecek şekilde uyarlandı. Google’ın hizmetinden faydalanmak için bu tip cep telefonlarıyla internetteki ‘http://books.google.com/m’ adresini tıklamak yeterli olacak. (aa)

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=920656&Date=09.02.2009&CategoryID=96

Öyle bir telefonum olmamasına rağmen uygulama gelecek adına sevindirici :))

"Kitap okuma alışkanlığında sınıfta kaldık"

"Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden Prof. Dr. Selahattin Turan, Türkiye'de öğretmen ve öğretim üyeleri gibi okumuş kesimin de kitap okuma alışkanlığının olmadığını öne sürdü."
Yazının alt başlıkları ise şöyle;
''ÖĞRETMENLER VE ÖĞRETİM ÜYELERİ DE OKUMUYOR''-
''SİSTEM KİTAP OKUMAYI TEŞVİK ETMİYOR''-

yazının tamamını okumak içinse;
http://www.haber7.com/haber/20090209/Kitap-okuma-aliskanliginda-sinifta-kaldik.php

Bana göre daha da kötüsü giderek kitap okuyanların normal olmadıklarının düşünüldüğü bir ülke haline geliyoruz olmamızdır...

"Kütüphane Kedisi’nin romanı Türkçe’ye çevrildi"

Bugünlerde kitapçılara gittiğinizde çok satanlar arasında rastlayabileceğiniz bir kitap Dewey: dünyanın kalbine dokunan kütüphane kedisi. İçinde yani adında kütüphane geçen bir kitabın ülkemizin kitapçı vitrinlerinin çok satanlar köşesini süslemesi beni mutlu etti. İşte onunla ilgili bir yazı...

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10947594

Kitap hakkında bilgi içinse;

http://www.yenisayfa.com/Product/Book/Content.aspx?pid=ff700a8e40777c7d096721095ff62ece

Not: Kitabı okumaya bu hafta başlayacağım hakkında okuduktan sonra yorum yapmak için fazla birşey demek istemiyorum...Umarım güzeldir.

6 Şubat 2009 Cuma

2008 Yılının En çok satan Kitapları

- Türkiye Yayıncılar Birliği, 2008'in en çok satan 10 kitabını belirledi.

Yayın evlerinin en çok sattıkları kitapları Türkiye Yayıncılar Birliğine göndermesiyle ortaya çıkan listede, John Lloyd'un "Cahillikler Kitabı", Adam Power'ın "Olasılıksız" ve "Empati", Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Orhan Pamuk'un "Masumiyet Müzesi", Yaşar Nuri Öztürk'ün "Allah İle Aldatmak", Turgut Özakman'ın "Diriliş – Çanakkale 1915", Soner Yalçın'ın "Siz Kimi Kandırıyorsunuz", Murathan Mungan'ın "Kadından Kentler", Zülfü Livaneli'nin " Son Ada" ve Üstün Dökmen'in "Yaşama Yerleşmek" eserleri yer alıyor.

http://www.memurlar.net/haber/131234/

Bir kütüphaneci olarak, Ranganathan' ın "Her kitabın bir okuyucusu ve her okuyucunun bir kitabı mutlak vardır" felsefesiyle eğitim almış olmaktan kaynaklansa gerek ben kitapların satış oranlarıyla değerlendirilmesine sıcak bakmıyorum ancak bilmektende zarar gelmez diye düşünüyorum. : )

Kitap okuma kulübüne katılmak ister misiniz?

Merhabalar,
Her zaman istediğim birşeydi bir kitap (okuma) kulübüne katılmak ve yeni tanıdığım insanlarla edebiyatın -bence- o kocaman dünyası içinde kaybolmak. Ne iş yaptığımızı, kim olduğumuzu umursamadan sadece duygu ve düşüncelerimizi okuduklarımızı paylaşabilmek. Bugün birden neden o zaman bir kitap kulübü(grubu) kurmuyoruz ki dedim. Evet sevgili kitap severler İstanbulda ikamet ediyorsanız, kitap okumayı çok seviyorsanız, İstiklal'de bir kitapçının kafesinde kitaplar hakkında sohbet etmek ve yeni insanlarla tanışmak istiyorsanız bana ulaşabilirsiniz.
Şimdilik böyle bir konuda talep gelir mi bilmediğimden dolayı kulüp hakkında sadece tahmini bilgi verebilirim tam durumu katılımcılarla netleşecektir diye düşünüyorum. Başlangıç olarak 3 aylık oluşturabilir, 3 ayda 3 kitap okuyabiliriz, Yerli ya da yabancı yazar olabilir bir yazarın 3 kitabı olabileceği gibi benzer konuda yazılmış üç değişik yazarın kitabıda olabilir. Tüm bu ayrıntıları katılmak isteyenler belli olduktan sonra mailler üzerinden netleştirebiliriz diye düşünüyor ve umuyorum. [Süre, kitaplar, tür ve buluşulacak kitapçı, tarihler vb. konular)

Katılmak isteyen olursa- ki umarım olur- :) bana yulucay@gmail.com adresine mail atabilirsiniz.

Sevgiler,

Yeliz

5 Şubat 2009 Perşembe

"Bu kapının ardında bir kütüphane olmalı"

İSTANBUL - 3 bin öğrencinin okuduğu Yamanevler İlköğretim Okulu’nda ‘kütüphane tabelası’ var ancak ‘kütüphane’ yok.
http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalHaberDetay&ArticleID=910858&Date=06.02.2009&CategoryID=97

Yer İstanbul, yıl 2009 yani 21. yüzyıl, bilgi çağı dediğimiz ve durum budur. Tüm ülkemizdeki okulların, kütüphanelerin hemen hemen durumu budur. Neden mi okumaz ülkemizdeki gençler çünkü okuyarak(araştırarak) vakit geçirecekleri bir kütüphane görmek, kitabı, okumayı, araştırmayı, düşünmeyi öğrenme kısacası kütüphaneyi sevmek için hiç şansları olmadı onların. Kitabın (görece) bu denli pahalı olduğu bir ülkede televizyon izlemek ucuza geldi hep ve nesiller bir şey öğrenmek için emek harcamadan kendilerine anlatılanların doğru olduğuna inanıp ekranlara bakarak büyümek zorunda kaldılar ve kalıyorlar....
Ne gerek kütüphaneye, ne gerek kitaba, ne gerek kütüphanede bilgisayara, internete, dvdye diyen kitle haberi okuyunca anladığınızı umuyorum tüm bunları bu çocuklara ücretsiz, güvenli, profesyonel, uluslararası standartlarda ve gerektiği gibi sunabilecek tek kurumdur kütüphane ve başka bir alternatifi de yoktur...

4 Şubat 2009 Çarşamba

"Kütüphaneler internetle hayata tutundu"mu acaba? Yoksa interneti gelir düzeyi ne olursa olsun herkes kullanabilsin diye mi didinmektedir?

"İnternet kafelerin yaygınlaşmasıyla iyice unutulan Halk Kütüphaneleri, internet erişim merkezleriyle hayat buldu. Öğrenci ve sivil halk, kütüphanelerdeki ücretsiz internet erişim merkezlerine büyük ilgi gösteriyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, sadece roman, hikâye türü kitapları kiralama ve okuma salonlarının kullanılması haricinde unutulmaya yüz tutmuş kütüphaneleri çağa ayak uydurmak için harekete geçti. Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü 2005 yılında il halk kütüphanelerine internet erişim merkezleri açmaya başladı. Öncelikle birkaç büyükşehirdeki kütüphanelere internet erişim merkezi kuruldu. Bu merkezlerin büyük ilgi görmesiyle bugün bütün illerin yanı sıra bazı ilçelerde de internet erişim merkezleri açıldı. 2008 yılı içerisinde 1 milyon 200 bin kişi kütüphanelerin internet salonlarından faydalanma imkanı buldu.

Sakarya İl Halk Kütüphanesi Müdürü Reşat Özçayır, açılan internet erişim merkezleri sayesinde kütüphanelere ilginin yeniden arttığını belirtiyor. Kütüphaneye gelip kitaplardan araştırma yapanların sayısının giderek azaldığını ifade eden Özçayır, ödev ve araştırma için internet kafelerin tercih edildiğini kaydediyor. Ancak herkesin ücretli olan bu salonlardan faydalanmasının mümkün olmaması sebebiyle il halk kütüphanelerinde internet erişim merkezlerinin açılmasının çok isabetli bir karar olduğunun altını çizen Özçayır şöyle konuşuyor: "Bu merkezlerde öğrenci ve halkın sağlıklı ve güvenli bir ortamda bilgisayar ve internet kullanmasını sağlaması kütüpheninin cazibesini artırıyor. 2008'de 12 bin kişi internet erişim merkezinden faydalandı. Kütüphaneye internet için gelen kişiler, kütüphanenin diğer bölümlerini de ziyaret ediyor. Bu şekilde kitap, dergi, gazete okuma imkanı buluyor. Kitap ödünç alıyor. Kütüphane havasını kokluyor. İnternet erişim merkezlerinin açılması her yönüyle kütüphanelere ilgiyi artırıyor."

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=811415&bolgeno=372&title=kutuphaneler-internetle-hayata-tutundu

Yahuuuu bu haberlere başlık atma eğitimini kim veriyor bu gazetecilere? Nasıl bir insan bir konuyu bu kadar ters anlayabilir ve konu hakkında bilgisi olmayan insanlara bu kadar tek yönlü bir fikir verecek başlık atabilir... Valla bravo...
Bilmeyenler için söyliyeyim ben genede o kütüphanenin kullanıcı sayısının bu denli artmasında modern kütüphanecilik anlayışıyla hizmet vermek için çalışan donanımlı kütüphaneciler etkili olmaktadır. İnternet kütüphanenin hizmet sunma yöntemlerinden sadece bir tanesidir... Hayır ben söyliyeyimde elbet interneti kurtarıcımız olarak görmekten mutluluk duyacak bir kitle mevcut olacaktır onlar gene görsünler ama bilgi hizmeti sunmakla yükümlü bir mekana ne kitap deposu muamelesi yapmak ne de internet kafe gibisiniz demek marifet değildir ha onu demişsiniz ha bunu demişsiniz bence her ikiside yanlıştır ve gerçeği yansıtmamaktadır...

1 Şubat 2009 Pazar

Mürekkep Yürek ve kitap okumayı seven çocuklar yaratmak

Günümüzde teknoloji çok hızla değişmekte, bilgiler başdöndürücü bir hızla çoğalmakta ve tüketilecek binlerce, onbinlerce ürün bulunmaktadır. Artık paranız olduğu an istediğinize kavuşmak hiç sorun değil yeterki siz isteyin kültürü egemendir. Yaşam bizim o tozlu kitaplarla mutlu olduğumuzdan çok başkadır ancak genede çocukları eğlendirecek şeylerin başında kitap okumak geldiğine olan inancımız devam etmektedir. Bunun nedeni ise bizlerin bir kitabın kapağı açıldığı an içinde kaybolduğumuz, asla sınırların, imkansızlıkların olmadığı, herşeyin mümkün olduğu dünya ile yani hayal dünyası ile tanışmış olmamızdır ve elbet şimdi bunu çocuklarımıza aktarmak istiyoruz. Onlarında o mutluluğu ve heyacanı yaşamalarını sürekli tüketmeyi değil kendilerini donatmayı öğrenmelerini istiyoruz. Bu çok insanca bir istek ancak artık bunu gerçekleştirmek eskisi kadar kolay değil zira artık etrafta çok fazla uyaran(bilgisayar, televizyon vs. ) var. İşte böyle bir dünyada çocuğunuza kitap okumayı sevdirmek için yazılmış bir kitap var. Adı Mürekkep Yürek ve bu kitabın filmide şu an gösterimde. Kitabın yazılış amacı sadece çocuklara kitapları sevdirmek, kitapların içindeki o büyülü dünya hakkında fikir vermek ve böyle bir kitabın filmleştirilmiş olmasıda çok güzel. Filmi daha dün izleme fırsatım oldu. Salondaki 4 yetişkinden biriydim ve yanında çocuk olmadan filmi izleyen ise tek yetişkindim. Biraz fazla hızlı akan ikinci bölüme rağmen filmi gayet başarılı buldum. Evde ailece izlenilenilesi, okul kütüphaneleri DVD koleksiyonunda mutlaka yer verilesi ve kitap okumanın sıkıcı olduğunu düşünen çocuklarla beraber izlenip mutlak konu üzerinde tartışılası bir film olmuş. Hala gösterimde ve bir çok yerde çocuklar için Türkçe seslendirmeli olarak gösteriliyor. Belki şimdi kitap okumayı sevmeyen okul çağındaki yeğeninizi, çocuğunuzu ya da bir akraba çocuğunu alıp filmi izlemeye gitmek ve çıkışta onu bir kütüphane ya da kitapçıya götürmek o çocuğun yaşamında bir dönüm noktası olabilir. Denemeye değer.

Kitap hakkında bilgi almak için;
http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=JFJCE6MRLY6Y3O2X833J

Film için;
http://beyazperde.mynet.com/film/4449

"İmkansız Periler" kitabıyla gelen umut

"Metro Group çalışanları ‘İmkansız Periler’in yaşam öykülerini kitaplaştırdı
Metro Group projeyi Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile birlikte hayata geçirdiMETRO Group ve satış şirketlerinin Milliyet Gazetesi ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile işbirliği içinde yürüttüğü “Metro Group’un Çağdaş Kızları Projesi”nde farklı bir adım atıldı. Projeyi yıllardır büyük emeklerle yürüten ve eğitim masrafları üstlenilen bin kızı yakından tanıyan Metro Group Türkiye Temsilcilik Ofisi çalışanları, “İmkansız(!) Periler...”in zorlu ama umut verici hayat öykülerini kaleme aldı. Daha önce yapılmamış bir projeye imza atan ekip, Anadolu’nun unutulmuş çiçeklerine kitap satırlarında hayat verdi. Bin kız içinden en başarılı olanlarını il il gezerek ziyaret eden METRO Group Türkiye Temsilcilik Ofisi çalışanları, genç kızların hayat hikayelerini amatör bir ruhla kaleme aldı. Hiçbir kâr amacı güdülmeden yürütülen projeden elde edilen gelir, yine kız çocuklarının eğitimi için oluşturulan “İmkansız Periler” fonuna ktarılacak. "
http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Metro_Group_calisanlari_Imkansiz_Perilerin_yasam_oykulerini_kitaplastirdi_214347_2&tarih=02.02.2009&Newsid=214347&Categoryid=2

http://www.haberbu.com/haber/Kitabin-adi-Imkansiz-periler-/61818

Ben kitabın adını ilk defa ablamdan duymuştum. Ablamın bir solukta okuduğu, önemine tüm kalbiyle inandığı ve tanıdığı herkese ısrarla tavsiye ettiği bir kitaptı. Kitabı ve projeyi daha yakından tanıdıkça herkesin ama herkesin ülkemizin okumak isteyen kız çocuklarına destek olması için ve tabiki onların yaşadıklarını, yaşam koşullarını, şartlarını, durumlarını anlayabilmesi için bu kitabı satın alması ve okuması gerekir. Hepimiz bilirizki kadının cahil bırakıldığı ülkelerde çocuklarda ve erkeklerde cahil kalmaya mahkumdur.