17 Mayıs 2009 Pazar

Yazının icadından bilgisayar çağına kütüphanelerin hikayesi

Keyifli bir tarih kitabı okumak isteyenlere bir öneri…

Lerner, Fred.(2007). Kütüphanelerin hikayesi: yazının icadından bilgisayar çağına.(D. Çenkçiler, Çev.) İstanbul: Bileşim Yayınevi.

Lerner, yazının icadından günümüze tüm evreleriyle kütüphanelerin hikayesini anlatıyor. Bu aynı zamanda kitabın, okumanın, eğitimin ve kütüphanecilerin öyküsüdürde. Kitapta İskenderiye kütüphanesi, manastır kütüphaneleri, doğunun ve batının kraliyet kütüphaneleri, kitap kiralama merkezleri, soyluların evlerindeki kütüphaneler ve benzerleri anlatılırken günümüz teknolojisi ve gelişmeleri de unutulmamış. Yazar size dolu dolu bir tarih kitabı okuduğunuzu hissettirmeyi başarıyor ve akıcı üslubu sayesinde merakınızı giderirken masal okuyormuşçasına rahat ve keyifli bir okuma gerçekleştirme olanağı sunuyor.
Kütüphaneciliğin tarihinin anlatıldığı bölümde çok ilginç bilgiler yer alıyor örneğin Leibniz’in ya da Goethe’nin başarılı birer kütüphaneci olduklarını pek kimse bilmez ya da o çapkınlığıyla ünlü Casanova’nın on yılı aşkın bir süre kütüphaneci olarak çalıştığını. Satır aralarında bu tür şaşırtıcı bilgilere rastlamak kitabı okuma heyecanınızı arttırıyor. Ayrıca kütüphane türlerine yer verilirken günümüzdeki ve geçmişteki işlevleride çok güzel açıklanmış. Bu konuda da çok başarılı kitap.
Özellikle klitabın son bölümü olan Geleceğin Kütüphaneleri adlı bölümde yayıncılığın, kütüphanelerin ve kütüphaneciliğin geleceği alternatif senaryolarla sunulurken çok güzel tespitler yapılmış. Anlaşılır ve çok fazla teknik konuda boğulmadan sunulmuş bir bölüm olması, meslek dışı bireylerin okurken biz kütüphanecilerin sıkça aralarında tartıştıkları bu konuları kolayca anlamasını mümkün kılacaktır diye düşünüyorum.
Benim kitapta en sevdiğim unsurlardan biri kütüphanelerin; hizmetlerinde, çağın gereklerini ve teknolojik gelişmeleri yakından takip eden, her döneme kolayca uyum sağlayabilen kurumlar olduklarını kitabı okurken çok daha iyi görüyor olmaktır. Kısacası kütüphanelerin varlığının ihtiyaçtan ortaya çıktığını devamınında çağa kolayca ayak uydurabilmesinden geçtiğini görmenizi sağlamasıdır. Kütüphaneler binlerce yıldır varlığını bu şekilde koruyabilmiş ve bundan sonrada bu şekilde devam edecek. Her zaman yaşadığı çağa ayak uyduracak, insanlar bilgiye ihtiyaç duydukça daima var olacak yeryüzünde okuma yazma bilen(ya da sadece öğrenmek isteyen) son bir insan kalana dek. :)

Hiç yorum yok: