26 Ocak 2009 Pazartesi

"Televizyon radyonun yerini alacak mı" sorusundan "İnternet, kütüphanelerin yerini alacak mı sorusuna vardık :)

"Bilgiye ulaşmada toplumun yeni gözdesi olan internetin, kütüphanelere olan ilgiyi azalttığı belirtildi.
Özellikle son yıllarda internetin evlerde hızla yaygınlaşmasıyla birlikte kütüphanelerin kapısından girenlerin sayısı oldukça azaldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın geçen yıl kitap sayısını 12 milyon 600 bine, kütüphane sayısını da bin 435'e çıkarması ilgiyi artırmadı."

http://arsiv.sabah.com.tr/2009/01/21/haber,76E6431D3CD744869ED5F6CB7E8CC59D.html

Benim içim gayet rahat bence internet asla kütüphanelerimizin yerini alamayacak zira bizim çok şükür zaten yeterli sayıda kütüphanemiz, yeterli sayıda uzman personelimiz, hizmetlimiz, bütçemiz, teknik ekipmanımız hiçbir zaman olmadı. Yani yukarıda söylenen Kültür Bakanlığının kitap sayısını 12 milyona arttırması olayı aslında yeterli ve gerekli miktardaki yatırım zaten değildi. Varolmayan bir kavramınızın yokolmasından kaygılanmak ne derece mantıklıdır? Aynı zamanda bu tartışma gayet gereksizdir zira biz kütüphaneciler kütüphanelerin artık teknolojiye ve çağa ayak uydurmak konusunda neler yapması gerektiğini takdir edebiliyoruz. Bu olsa olsa kütüphanelerin kitapların depolandığı, kitapların asla atılmayıp biriktirildiği yerler olduğuna inanan gayet geleneksel insanların korkusu olabilir. Kitabı okumayıp biriktiren, depolayan, kitabın içindeki bilgiyi elde etmek yerine cismine değer veren, bilginin kutsal olduğuna inanan ama asla ona ulaşmak için emek harcamayan ve heleki yatırım yapmayı bile aklına getirmeyen zihniyetin gerçekten telaşlanması normaldir. Kütüphaneyi böyle görmek yerine bilgi hizmeti sunan mekanlar olarak kabul etseledi zaten bilgi hizmeti sunmanın en kolay yönteminin teknolojiden ve dolayısıyla internetten geçtiğini biz kütüphaneciler gibi çoktan kabul etmiş olurlardı...

Hiç yorum yok: