26 Aralık 2008 Cuma

"Briç salonunu kütüphane yaptı, odaları doldurdu"

"Kayı Grubu, Antalya’daki Riva Donna Oteli’nin kapılarını Avrupalı kitap okuyucularına açtı."

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=0&tarih=26.12.2008&Newsid=145537&Categoryid=2

Çok ilginç bir çalışma. İlk defa buna benzer bir habere ülkem sınırları içinde rastlamanın haklı şaşırmışlığını yaşıyorum. :))

Ne diyelim umarım başarılı olmuştur zira haberin tarihi bir hayli eski...

"Meclis arşivi halka açılıyor"

"Meclis'in 11 milyon 500 bin sayfalık arşivi, elektronik ortama yüklenerek halka açılıyor. 1961'den beri Meclisin sığınağında hizmet veren arşiv, yeni binaya taşındı."

http://www.memurlar.net/haber/127277/

İnsan Meclis arşivinin halka açılacağına mı sevinse yoksa 1961 yılından bu yana bir sığınağa mahkum edilen yeni bir yere taşımak için bunca yıl beklemelerinden yola çıkarak arşive(bir ülkenin belleklerinin ne kadar önemli olması gerektiğini tartışmak bile gereksizken) ne kadar az önem verdiklerinin ortaya çıkmasına mı üzülse bilemiyor. Buyrun siz karar verin.

Açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz...

25 Aralık 2008 Perşembe

"İnternette AB kütüphanesi"

"Geçen ay açıldığı gün çöken Avrupa Birliği'nin dev dijital kütüphanesi Europeana bugün tekrar hizmete girdi. "

http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/12/081224_europeana_digi_library.shtml

Bu tür haberler bizi heveslendiremez :)) Bizler bu ülkenin vatandaşları olarak internette her şeyin var olduğuna inanıyor ve internette okuduğumuz herşeyin doğru olduğunu kabul edecek kadar saflığımızı korumuş olmakla gurur duyduğumuzdan kütüphanelerin hiçbir türüyle ilgilenmiyoruz :))

24 Aralık 2008 Çarşamba

Benim ülkemde kütüphaneler hep masallarda yer alır : ) "Masal gibi bir kütüphane"

Romantik mi romantik bir projeden daha bahsetmek istiyorum. http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10600297 yazıyı buradan okuyabilirsiniz ancak ben Sayın Loğoğlu'na sormak istiyorum sizce kütüphane nedir? Zira ben bir kütüphaneciyim ve çok iyi bilirimki kütüphane bir odadaki raflara doldurulmuş binbir kitap demek değildir ondan eminim : ))

Anladığım şudur bu tür projesi çok olan ülkeler için şunu rahatlıkla diyebiliriz hayır hayır ne iyi insan sayısı fazladır, ne insanlar paylaşımcıdır ne de her işin uzmanına danışılıp proje sonra oluşturulur? Bu ülkede gerçek kütüphane ve kütüphaneci ya yoktur ya da görmezden geliniyordur ikisinden biridir başkacada bişiy değil...

23 Aralık 2008 Salı

Neymiş Kütüphane kavramını hendekten çıkarmaya çalışmamak lazımmış :)

Ben bir kütüphaneci olarak böyle bir eyleme sadece gülerim ve proje bile demem. Yanılmıyorsam kitapların bir arada yığılı durmasının insanların okuması demek olmadığı anlaşılalı değişik medeniyetlerde olmak şartıyla yaklaşık 3000 yıl oldu hadi antik çağı boşverelim günümüz batısı bunun bir işe yaramadığını 1800'lü yıllarda keşfetti bari onlara inanın. Bunlar çok romantik hayaller ancak madem bir kütüphane kurma düşüncesi vardır niçin bir kütüphaneciye danışılmaz anlamam mümkün değil. : ))

http://www.hendek.gov.tr/haber/kutuphane.htm

Tamam bende yarın bir hastane açmaya karar veriyorum o zaman. Madem halkın sağlığı gerektiği şekilde önemsenmiyor ve madem kütüphanecilikten anlamadığı halde bir şekilde kütüphane açabileceğine inanıyorsa insanlar ve fikirleri bile olmadığı halde buralara ısrarla kütüphane diyorlarsa bende hastane açarım. :)) Ha doktorlar ha kütüphaneciler ikiside basit(!) birer uzmanlık alanıdır bence.

22 Aralık 2008 Pazartesi

" İstanbul’a mutlaka bir kütüphane yapılmalı"

Doğan Hızlan anlamlı yazısına devam ediyor. Bu ülkenin idealist binlerce kütüphanecisinden biri olarak teşekkürler Sayın Doğan Hızlan bir gerçeği geniş bir kitleye ifade ettiğiniz için.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10617446.asp

19 Aralık 2008 Cuma

Kitap Okumak Üzerine Bir Yazı

Bırakın çizgi roman okusun
Nuran ÇAKMAKÇI

Çocuk olan her evde kitap okuma kavgası yaşanır. Anne baba ve öğretmen, kitap okumanın faydaları üzerine çocuğa uzun uzun nutuk çeker. Eve onlarca kitap getirilir. Ama çoğu zaman kapağı bile açılmadan aylarca bekler. Büyükler diretir, küçükler inat eder. Uzun pazarlıklar, ödüller, cezalar da işe yaramaz. Kitabı sevdirmek için aile ve öğretmen neler yapmalı? Hangi kitaba ne zaman başlamalı?
Çocuklarda kitap okuma üzerine araştırmalar yapan Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi Prof. Dr. Mübeccel Gönen, çocuğa kitap sevdirmenin yollarını anlattı:
Aileler çocuğu kitaba yönlendirmek için onları kitabevlerine götürsün. Oysa bunu yapmak yerine kendileri kitabı alıp eve getiriyor. Kitap çocukla birlikte seçilmeli. Kitabı çocuk göstermeli, aile almalı. Çocuğun her cins kitabı almasına izin vermeli. Bu kitaplar, resimli kitap, şiir, çizgi roman, sözlük, ansiklopedi de olabilir. Çizgi roman okuyacaksa, bırakın okusun. Ama diğer kitapları da okusun. Ben, bütün çocukluğumda çizgi roman okudum, profesör oldum, bunun zararını görmedim. Hepimiz çocukluğumuzda Tommiks, Teksas okuduk. Red Kit, Asteriks aldık.
OKUMA 10-12 YAŞINDA DORUĞA ULAŞIYOR
Okuma becerisi ilkokulda ortaya çıkar, ortaokulda gelişir, lisede ise bu yeteneğe yön verilir. Okuma alışkanlığı elde etmiş bir topluma ulaşmak için, ilkokul seviyesindeki çocukların okumaya karşı ilgisini arttırmak gerekiyor. Okuma alışkanlığı 10-12 yaşta doruk noktaya ulaşıyor.
Okullarda öğretmenler kitap okumaya iyi yönlendirmiyor. Okul öncesi dönemde destekliyoruz, ama çocuk ilkokula gelince sınıf öğretmeni "Ödev olarak 50 sayfalık kitap okuyacaksın" deyince çocuğu kitaptan uzaklaştırıyor. Okul öncesinde resimli kitapla tanışan bir çocuk, ilkokulda pat diye böyle bir dayatmacı üslupla karşılaşınca, kitaptan soğuyor.
HANGİ DÖNEMDE HANGİ KİTAP
Okul öncesi için alınacak kitapların sayfalarının dörtte üçü resim, dörtte biri yazı olmalı. Bu dönemde çocuklara tüm kitap türleri okutulmalı. Aile de çocuğun yanında kitap okumalı ki, çocuk örnek alsın. İkinci ve üçüncü sınıftan itibaren resim oranı azaltılmış hikayelere geçilmeli. Çocuk resimli kitaptan sonra hemen resimsiz kitaba geçmemeli. Resimler azar azar azaltılmalı. Dördüncü sınıftan itibaren resimsiz kitap okunabilir. Ama, dördüncü sınıfta olup, ilk kez kitaba başlayacak çocuk bırakın çizgi roman okusun. Böylece kitabı sevsin, sonra yavaş yavaş resimsiz olanlara geçsin.
KİTAPLIK ÇOCUĞUN BOYUNDA OLSUN
Okullarda ve evlerde kütüphane yüksekliği, çocuğun boyunda olsun. Her sınıfta bir açık kitaplık bulunsun.
Çocuk istediği zaman elini uzatıp, kitabı alsın. Bakıyorum, bazı okullarda kitaplar, kapalı dolaplar ardında. Çocuklar yuvadan itibaren birbiriyle kitap değiş tokuşu yapsın. Bu fırsatları öğretmen vermeli.
Okuma alışkanlığı kazanılması için en uygun dönem kuşkusuz çocukluk dönemi. Çocukluk döneminde en belirleyici etki ve rol de okul ve aileden gelir. Okuma alışkanlığının olmadığı bir ortamda çocukların, hatta yetişkinlerin okuma alışkanlığını edinebilmeleri zor. Okuma alışkanlığı, okumayı öğrenme kadar kolay elde edilemez.
Kitap okuyanın suç işleme ihtimali azalıyor
Uzmanlar, okuma ile ekonomik gelişme, güç, suç, okuldan ayrılma, işinde başarılı olamama arasında yakın ilişki olduğunu açıklıyor. Ekonomik gelişme için, bir ülke nüfusunun en az yüzde 40’ının okur-yazar olması gerektiği hesaplanıyor. Okuma, toplumsal yaşamın gerekliliklerinden biri. Kişinin bireyselleşmesi ve içinde yer aldığı toplumla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi, en başta okuma gücü kazanmasına bağlı. Bireyin anlama gücünü geliştiren, bilgi dağarcığını zenginleştiren okuma, öğrenmenin de temel aracı. Çocuğun kitap okumasının yararları ise şöyle:
- İçinde bulunduğu kültürün merkezini oluşturan edebiyatı tanır.
- Bilgilerini pekiştirir, daha fazla bilgi arayışına yönlendirir.
- Bellek, sıra takibi ve çözümleme gibi dille bağlantılı becerilerini geliştirir.
- Duyarak öğrendiği sözcükleri görerek tanır. Duymadığı sözcükleri öğrenir.
- Kendini geliştirir ve ilerletir.
- Dini gereksinimlerini tatmin eder.
- Entelektüel gelişimi hızlanır.
- Günlük yaşamın pratik gereksinimlerini karşılar.
Ne zamandan itibaren okumalı?
Çocuk sayfa çevirebilmeye yaklaşık 18 ayda başlar. Bu yaştan itibaren görsel nitelikli kitaplar verilebilir, ona okunabilir. Çocuğun kitapla karşılaşması önce sadece resimle olmalı. Daha sonra resim-sözcük, resim-cümle, resim-cümleler, resim-öykü, az resim-çok metin ve nihayet resimsiz metinlere doğru bir gelişme süreci izlenmeli. Okuma alışkanlığının oluşması için kitaba yakınlığın sağlanması, görsel ve işitsel araçlara ayrılan zamanla okumaya ayrılan zamanın dengelenmesi ve okuma eylemini gerçekleştirmek için de her türlü araca, kuruma ve yayınlara ulaşılabilmesi gerekir.
NE KADAR KİTAP OKUYORSUNUZ
Çok: Yılda 21 kitap veya daha fazla
Orta: Yılda 6-20 kitap arası
Az: Yılda 1 ile 5 kitap arası

Kütüphanecisiz kütüphane olurda göl neden yoğurt tutmaz bir türlü anlamam :)

Bunlar çok iyi niyetli ancak kütüphanecisiz(vd) hiçbir yere varmayacak çalışmalar. Bu şuna benziyor bir köye sağlık merkezi açıp içine gerekli tüm ekipman ve ilaçları doldurup doktor atamayı akıl edememeye ve hatta doktorun gerekli olduğunu bile düşünmeyip hasta olan gidip ordan alsın işte ilacını demeye benziyor.
Umuyorumki birileri günün birinde fark edecek tüm bunların kütüphane kurmak için bir işe yaramayacağını. :))Bütün bunların boş çabalar olduğunu, kütüphanecisiz bir kütüphanenin olamayacağını, kütüphanelerin sadece kitapların okunduğu, tozlu, sessiz, romantik kurumlar değil personel, bütçe, bina ve benzeri tür ihtiyaçları olan, reklama, harekete ve yaratıcılığa, işini bilen uzman kütüphanecilere(yani profesyonel çalışanlara) ihtiyaç duyulan normal birer işyeri olduğunu.

Gürün'e 9 tır dolusu kitap
A.A
Sivas'ın Gürün ilçesinde düzenlenen “Kütüphanesiz Okul Kalmasın” Kampanyası kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve TNT Ekspres işbirliğiyle ilçeye 9 tır kitap gönderildi.
Gürün Kaymakamı Davut Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede başlattıkları “Gürünlü Okur” kampanyasının ardından “Kütüphanesiz Okul Kalmasın” adlı bir kampanya başlattıklarını bildirdi.
Kampanya kapsamında ÇYDD ve TNT Ekspres ile irtibata geçtiklerini belirten Gül, görüşme sonrası Gürün'e 9 tır kitap gönderildiğini söyledi.
Kitapların değerinin yaklaşık 500 bin YTL olduğunu kaydeden Gül, “Gürün'de köy ve merkezdeki bütün okullara kütüphane kurduk. İlçedeki kahvehanelere, kamu kurum ve kuruluşlarına ve başarılı öğrencilere kitap hediye ettik. Ayrıca Malatya'nın Darende ilçesine de kitap gönderdik” dedi.
Yapılan çalışmayla Gürün'ün 100 yıllık kitap ihtiyacının karşılandığını ifade eden Gül, şöyle konuştu:
“Bu kitapların içinde ansiklopedi, üniversiteye hazırlık kitapları, roman ve hikayeler var. Arkadaşlarımız tarafından tasnif yapıldıktan sonra kitapları okulların seviyesine göre dağıtacağız. Kitapların bayramdan önce dağıtımı yapılacaktır. Bu kampanya ile Gürün eğitim seviyesini bir basamak daha yukarıya çıkaracaktır.”
İlçeye gelen 9 tır kitabın dağıtım işleminin hafta sonuna kadar süreceğini belirten Gül, Gürün'ün eğitim çıtasını yükseltecek projeye destek olan ÇYDD ile TNT Ekspres'e teşekkür etti.

Dubai Prensi ve Konya Yazma Eserler Kütüphanesi

Doğrudur :) Başka türlü o aletler alınmazdı o kütüphaneye, gereksiz masraf görülürdü...
Ne acı bir tarihsel değerlerimize, kütüphanemize sahip çıkış şekli bu böyle...İnsan sevinse mi, üzülse mi bilemiyor?

Dubai Prensi El Maktum Konya'da
A.A
Dubai Kültür Meclisi Başkanı Prens Şeyh Macid Bin Muhammed Bin Raşid El Maktum, Dubai Cuma El Macid Kültür Merkezi Müdürlüğünün, el yazma ve matbu eserlerin onarımı için Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesine hibe ettiği cihaz ve malzemelerin bulunduğu ünitenin açılışını yaptı.
El Maktum, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai Emirliği Dubai Cuma El Macid Kültür Merkezi Müdürlüğü ile Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü arasında, el yazması eserlerin dijital kopyalarının karşılıklı olarak değişimi, restorasyon ve tarafların bünyesinde çalıştırdıkları personelin eğitimi gibi konularda iş birliğinin sağlanması amacıyla 10 Ağustos 2007 tarihinde imzalanan protokol çerçevesinde yapılan ünitenin açılışı için Konya'ya geldi.
Prens El Maktum, cihaz ve malzemelerin bulunduğu kütüphane bünyesindeki ünitenin açılış kurdelesini Dubai Ekonomik İşler Komisyonu Başkanı Cuma El Macid ve Konya Sanayi Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ile kesti.
Açılışın ardından, üniteyi gezen El Maktum'a, cihazlar ve eserlerin restorasyonu hakkında ayrıntılı bilgi verildi.
Açılışta, Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, El Maktum'a Mevlana'nın Ah Min El Aşk (Her şey aşktan) sözünün yazılı olduğu ebru üzerine hat işlemeli tablo hediye etti.
Daha sonra kütüphanede yazma eserlerin bulunduğu özel korumalı odaya geçen El Maktum, burada Şahin'den eserler hakkında bilgi aldı.
El Maktum ve beraberindeki 24 kişilik heyet, akşam Mevlana'nın 735. Vuslat Yıl Dönümü Etkinlikleri kapsamında düzenlenecek Şeb-i Arus programına katılacak.

“Turabi Baba Kütüphanesi”

Niyet iyi hoş ancak binanın fazla bir türbemsi havası olduğunu kabul etmek zorundalar. Çok gün önünden geçerken girip bilgi hizmeti almaktan ziyade binayı görünce(renginden dolayı) ellerimi kaldırıp dua edesim geliyor. Artık modern kütüphane binalarına sahip olma zamanımız gelmedi mi? Nereye kadar bu yüzyılın bilgi hizmeti sunma gereklerini başka devirlerde inşa edilmiş başka devirlerin ihtiyacı düşünülerek yapılmış ve restore edilmiş binalarla yapacağız ben çok merak ediyorum. Ayrıca bir türlüde anlamam Beyoğlu'nun belleği neden Kasımpaşa'da toplanır? Toplanan o belleği daha çok kişinin görmesi istenseydi eğer o bellek Kasımpaşa gibi kuytu(görece) bir semtte değil İstiklal Caddesi ya da Taksim civarında toplanırdı.

Beyoğlu'nun belleği Kasımpaşa'da toplanacak
A.A
Beyoğlu Belediyesi tarafından onarılan Kasımpaşa Turabi Baba Tekke ve Türbesi, “Turabi Baba Kütüphanesi” adıyla modern bir kütüphane olarak hizmete açılıyor.
Kütüphanenin bir bölümü, tarihi Beyoğlu ile ilgili her türlü belgenin bir araya getirileceği “Beyoğlu'nun Belleği” ismiyle düzenleniyor.
Osmanlı gemicilerinden ve kadiri şeyhlerinden Mehmed Turabi Efendi tarafından 1700'lerin sonunda kurulan tekke binası, İstanbul'un işgali sırasında asker ve cephane toplanan önemli bir merkez olarak kullanıldı.
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından bir müddet Kasımpaşa Güneş Kulübü olarak kullanılan tekke, Gençliğe Hitabe'nin okunduğu ilk yerlerden biri olarak da tarihe geçti.
1975 yılında çıkan bir yangının ardından zamanla bakımsız kalarak çöken binadan bugüne sadece türbe bölümü ulaşabildi.
Beyoğlu Belediyesi tarafından orijinaline uygun olarak yaklaşık 2 yılda restore edilen bina, artık 10-12 bin kitap kapasiteli “kütüphane bölümü”, 20 bilgisayara sahip “bilgisayar ve internet erişim bölümü” ve Beyoğlu ile ilgili tüm belge, fotoğraf, film ve afişin toplanacağı “Beyoğlu'nun Belleği” bölümleriyle hizmet verecek.
İSTANBUL 2010 ANLAYIŞI KASIMPAŞA'DA
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, eski bir eseri onarıp hayata kazandırarak ilk orta ve lise öğrencilerine hizmet verecek bir çocuk kütüphanesi haline getirdiklerini, Kasımpaşa'daki tarihi dokuyu canlandırmanın yanı sıra bunu semtin çocuklarının hizmet alabileceği bir yapıya dönüştürmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti anlayışı çerçevesindeki restorasyonlarla fiziki dönüşümleri gerçekleştirmekle birlikte kentte yaşayan insanların kendi iç dünyalarında kent yaşamını geliştirmenin amaçlandığını ifade eden Demircan, “Bu çerçeveden bakıldığında buranın güzel bir örnek olduğunu söylememiz mümkün. Tarihi bir binanın restorasyonunu gerçekleştirdik. Binayı, geleceğimizi emanet ettiğimiz yavrularımızın kendi semtlerinde bir kültür merkezine gelmenin rahatlığını duyacakları, okul sonrası dersini yapmak için, internete girebilmek veya kitap okumak için gelebildiği ya da hiçbir şey okumasa da havasını teneffüs ederek bilgi ve görgü dağarcığını geliştirdiği bir nokta olarak hazırladık” diye konuştu.
Kütüphanenin “Beyoğlu'nun belleği” bölümünde zamanla doğal bir kültür merkezi Beyoğlu'nun tarihi hakkında her türlü belge, yazı, fotoğraf, film ve afişin yer alacağını, bunun için vatandaşlara da çağrıda bulunarak ellerindeki belgeleri kütüphanede toplayabileceklerini duyurduklarını anlattı.
BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN BÜYÜDÜĞÜ SEMT
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın büyüdüğü semt olan Kasımpaşa'nın birçok yeniliği yaşadığını, yenilenen meydanı, sokak ıslahları, birkaç semt konağının yanına kütüphanesinin de eklendiğini vurgulayan Demircan, Başbakan Erdoğan'ın restorasyonu sırasında kütüphaneyi kontrole geldiğini, çok beğendiğini ve bazı tavsiyelerde bulunduğunu anlattı.
Demircan, türbenin restorasyonunun bir ay içinde tamamlanacağını ve resmi açılışın Başbakan Erdoğan'ın katılımıyla yapılacağını bildirdi.

"İstanbul’a bir kütüphane yapılmalı"

Fazla yorum yapmayacağım tüm duygularıma tercüman olan bir yazı hazırlamış Doğan Hızlan. Ancak şunu söylemek istiyorum istanbul'a gerçekten bir değil onlarca kütüphane yapılmalı zira modern kütüphanelere hasret yaşatılıyor bu şehir.

İstanbul’a bir kütüphane yapılmalı

Doğan HIZLAN

YAPI Dergisi’nde(*) Yeni Prag Ulusal Kütüphanesi haberini okuyunca derdim depreşti.

"2011 yılında tamamlanması planlanan Prag Ulusal Kütüphanesi, dünyanın en modern kütüphanelerinden biri olacak. Binanın kıvrımlı yapısından kaynaklanan özgün formu, Prag’ın barok yapılarına bir öykünme niteliğinde.

Çek Cumhuriyeti’nin yeni Ulusal Kütüphanesi, 40.000 metrekarelik alan üzerine yapılıyor.

Yeraltında saklanan 10 milyon kitap, otomatik depolama ve geri yükleme sistemine bağlı olarak çalışıyor.

Bu sistem istenilen kitabı 5 dakika içinde okuyucunun eline ulaştırıyor."

Hemen İstanbul kitaplıklarının içler acısı durumunu düşündüm.

Bina yok, kadro yok, üstelik okuru oraya çekmek için yapılacak çalışmalar için ne adam var ne para.

Yapı Dergisi’nin ve diğer mimarlık dergilerinin kapağını açmaya korkuyorum.

Çoğunlukla da korktuğum başıma geliyor.

Değişik ülkelerde açılan yarışmalar sonunda kazanan projeyi uygulamaya koyan devletler, hükümetler.

* * *

BEYAZIT Devlet Kütüphanesi, Orhan Kemal Kütüphanesi dışında yararlanılacak genel kitaplık yok.

Atatürk Kütüphanesi’nin ocak ayı başında açılacağını biliyoruz.

İSTANBUL için yapılan 2010 hazırlıkları içinde acil bir maddeyi tartışmaya açıyorum.

2010 Kültür Başkenti İstanbul projesi kapsamında, İstanbul’a bir kütüphane binası kazandırılmalı. Elbette 2010 yılına yetiştirilmesi mümkün değil ama şimdi bir yarışma açılsın, bu yarışmayı kazanan proje uygulanmaya konulsun, hiç olmazsa temeli atılsın, maketi sergilensin.

2010 yetkililerinden bunu bekliyorum, eğer bu dönemde de yeni bir kütüphane binası yapılmazsa ne zaman yapılacak?

Kutlamalar, törenler, onarımlar birbirini izleyecek, 2011’e geldiğimizde gene modern bir kütüphane binası olmayan tek ülke olma özelliğini koruyacağız.

Benim önerilerim kalıcı eserler üzerine. Pek de gerekli olmayan kitaplar, geçici görüntülerle idare edilen filmler iz bırakmaz. Oysa bir kütüphane yüzyıllar boyu yapılan çalışmaların aynası olur.

* * *

2010 yetkililerinin bu konuyu düşünmesini istiyorum.

İstanbul’a bir kütüphane binası kazandırmak için hemen çalışmaya başlanmalı.

(*) YAPI. Sayı 325, Mimarlık-Tasarım-Kültür-Sanat, Aralık 2008. s. 96.