7 Temmuz 2008 Pazartesi

"Kıraathanede okuma töreni"

Okuyan insanlara gerçekten değer verilen ülkelerde insanlar kötü kokulu havasız kıraathanelerde değil devasa bir kültür kompleksi şeklinde inşa edilmiş modern, rahat, huzurlu, her türlü teknolojik donanıma sahip kütüphanelerde okumaya teşvik ediliyorlar :) O ülkelerin yöneticileri kütüphanelerine önem veriyorlar bu tür yerlerin izbe karanlık ve kütüphanecisiz kalmasına izin vermiyorlar hele hele bizde olduğu gibi elemansızlıktan birer birer hepsi kapatılmıyor. Siz şimdi zamanında sigara içilmekten kötü kokan ve boş boş oturup sadece gevezelik eden insanların arasında mı birşeyler okumak istersiniz yoksa gerçekten rahat, huzurlu, temiz kokan, güleryüzlü uzman personele sahip, her türlü ayrıntının sizin için düşünüldüğü(müzik, televizyon, film, tuvalet, kafeterya, rahat koltuklar vd. tür ayrıntılar) bir kütüphanede mi? Benim seçimin kütüphane olur ve eminimki halkımda o tür kütüphaneler görme şansına sahip olmuş olsaydı onların seçimi de bu olurdu. Buna tüm kalbimle inanıyorum.

Yetkililerin yanlışları o kadar çok ki hangi birini desem bilmiyorum. Bir kıraathanede kütüphane kuramazsınız kütüphane başlı başına bir işletmedir ve bir rafa konan bir kaç eski kitaba kütüphane denmez. Bunu tüm dünya bilir ama bizim ülkemizde nedense öğrenilemez bir türlü kütüphaneye karşı önyargımız ve cehaletimiz boyumuzu çoktan aşmıştır. Daha fazla yazmak anlamsız buyrun okuyun.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9168016

Hiç yorum yok: