26 Aralık 2008 Cuma

"Briç salonunu kütüphane yaptı, odaları doldurdu"

"Kayı Grubu, Antalya’daki Riva Donna Oteli’nin kapılarını Avrupalı kitap okuyucularına açtı."

http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=0&tarih=26.12.2008&Newsid=145537&Categoryid=2

Çok ilginç bir çalışma. İlk defa buna benzer bir habere ülkem sınırları içinde rastlamanın haklı şaşırmışlığını yaşıyorum. :))

Ne diyelim umarım başarılı olmuştur zira haberin tarihi bir hayli eski...

"Meclis arşivi halka açılıyor"

"Meclis'in 11 milyon 500 bin sayfalık arşivi, elektronik ortama yüklenerek halka açılıyor. 1961'den beri Meclisin sığınağında hizmet veren arşiv, yeni binaya taşındı."

http://www.memurlar.net/haber/127277/

İnsan Meclis arşivinin halka açılacağına mı sevinse yoksa 1961 yılından bu yana bir sığınağa mahkum edilen yeni bir yere taşımak için bunca yıl beklemelerinden yola çıkarak arşive(bir ülkenin belleklerinin ne kadar önemli olması gerektiğini tartışmak bile gereksizken) ne kadar az önem verdiklerinin ortaya çıkmasına mı üzülse bilemiyor. Buyrun siz karar verin.

Açılmasını sabırsızlıkla bekliyoruz...

25 Aralık 2008 Perşembe

"İnternette AB kütüphanesi"

"Geçen ay açıldığı gün çöken Avrupa Birliği'nin dev dijital kütüphanesi Europeana bugün tekrar hizmete girdi. "

http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/12/081224_europeana_digi_library.shtml

Bu tür haberler bizi heveslendiremez :)) Bizler bu ülkenin vatandaşları olarak internette her şeyin var olduğuna inanıyor ve internette okuduğumuz herşeyin doğru olduğunu kabul edecek kadar saflığımızı korumuş olmakla gurur duyduğumuzdan kütüphanelerin hiçbir türüyle ilgilenmiyoruz :))

24 Aralık 2008 Çarşamba

Benim ülkemde kütüphaneler hep masallarda yer alır : ) "Masal gibi bir kütüphane"

Romantik mi romantik bir projeden daha bahsetmek istiyorum. http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=10600297 yazıyı buradan okuyabilirsiniz ancak ben Sayın Loğoğlu'na sormak istiyorum sizce kütüphane nedir? Zira ben bir kütüphaneciyim ve çok iyi bilirimki kütüphane bir odadaki raflara doldurulmuş binbir kitap demek değildir ondan eminim : ))

Anladığım şudur bu tür projesi çok olan ülkeler için şunu rahatlıkla diyebiliriz hayır hayır ne iyi insan sayısı fazladır, ne insanlar paylaşımcıdır ne de her işin uzmanına danışılıp proje sonra oluşturulur? Bu ülkede gerçek kütüphane ve kütüphaneci ya yoktur ya da görmezden geliniyordur ikisinden biridir başkacada bişiy değil...

23 Aralık 2008 Salı

Neymiş Kütüphane kavramını hendekten çıkarmaya çalışmamak lazımmış :)

Ben bir kütüphaneci olarak böyle bir eyleme sadece gülerim ve proje bile demem. Yanılmıyorsam kitapların bir arada yığılı durmasının insanların okuması demek olmadığı anlaşılalı değişik medeniyetlerde olmak şartıyla yaklaşık 3000 yıl oldu hadi antik çağı boşverelim günümüz batısı bunun bir işe yaramadığını 1800'lü yıllarda keşfetti bari onlara inanın. Bunlar çok romantik hayaller ancak madem bir kütüphane kurma düşüncesi vardır niçin bir kütüphaneciye danışılmaz anlamam mümkün değil. : ))

http://www.hendek.gov.tr/haber/kutuphane.htm

Tamam bende yarın bir hastane açmaya karar veriyorum o zaman. Madem halkın sağlığı gerektiği şekilde önemsenmiyor ve madem kütüphanecilikten anlamadığı halde bir şekilde kütüphane açabileceğine inanıyorsa insanlar ve fikirleri bile olmadığı halde buralara ısrarla kütüphane diyorlarsa bende hastane açarım. :)) Ha doktorlar ha kütüphaneciler ikiside basit(!) birer uzmanlık alanıdır bence.

22 Aralık 2008 Pazartesi

" İstanbul’a mutlaka bir kütüphane yapılmalı"

Doğan Hızlan anlamlı yazısına devam ediyor. Bu ülkenin idealist binlerce kütüphanecisinden biri olarak teşekkürler Sayın Doğan Hızlan bir gerçeği geniş bir kitleye ifade ettiğiniz için.

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/10617446.asp

19 Aralık 2008 Cuma

Kitap Okumak Üzerine Bir Yazı

Bırakın çizgi roman okusun
Nuran ÇAKMAKÇI

Çocuk olan her evde kitap okuma kavgası yaşanır. Anne baba ve öğretmen, kitap okumanın faydaları üzerine çocuğa uzun uzun nutuk çeker. Eve onlarca kitap getirilir. Ama çoğu zaman kapağı bile açılmadan aylarca bekler. Büyükler diretir, küçükler inat eder. Uzun pazarlıklar, ödüller, cezalar da işe yaramaz. Kitabı sevdirmek için aile ve öğretmen neler yapmalı? Hangi kitaba ne zaman başlamalı?
Çocuklarda kitap okuma üzerine araştırmalar yapan Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimcisi Prof. Dr. Mübeccel Gönen, çocuğa kitap sevdirmenin yollarını anlattı:
Aileler çocuğu kitaba yönlendirmek için onları kitabevlerine götürsün. Oysa bunu yapmak yerine kendileri kitabı alıp eve getiriyor. Kitap çocukla birlikte seçilmeli. Kitabı çocuk göstermeli, aile almalı. Çocuğun her cins kitabı almasına izin vermeli. Bu kitaplar, resimli kitap, şiir, çizgi roman, sözlük, ansiklopedi de olabilir. Çizgi roman okuyacaksa, bırakın okusun. Ama diğer kitapları da okusun. Ben, bütün çocukluğumda çizgi roman okudum, profesör oldum, bunun zararını görmedim. Hepimiz çocukluğumuzda Tommiks, Teksas okuduk. Red Kit, Asteriks aldık.
OKUMA 10-12 YAŞINDA DORUĞA ULAŞIYOR
Okuma becerisi ilkokulda ortaya çıkar, ortaokulda gelişir, lisede ise bu yeteneğe yön verilir. Okuma alışkanlığı elde etmiş bir topluma ulaşmak için, ilkokul seviyesindeki çocukların okumaya karşı ilgisini arttırmak gerekiyor. Okuma alışkanlığı 10-12 yaşta doruk noktaya ulaşıyor.
Okullarda öğretmenler kitap okumaya iyi yönlendirmiyor. Okul öncesi dönemde destekliyoruz, ama çocuk ilkokula gelince sınıf öğretmeni "Ödev olarak 50 sayfalık kitap okuyacaksın" deyince çocuğu kitaptan uzaklaştırıyor. Okul öncesinde resimli kitapla tanışan bir çocuk, ilkokulda pat diye böyle bir dayatmacı üslupla karşılaşınca, kitaptan soğuyor.
HANGİ DÖNEMDE HANGİ KİTAP
Okul öncesi için alınacak kitapların sayfalarının dörtte üçü resim, dörtte biri yazı olmalı. Bu dönemde çocuklara tüm kitap türleri okutulmalı. Aile de çocuğun yanında kitap okumalı ki, çocuk örnek alsın. İkinci ve üçüncü sınıftan itibaren resim oranı azaltılmış hikayelere geçilmeli. Çocuk resimli kitaptan sonra hemen resimsiz kitaba geçmemeli. Resimler azar azar azaltılmalı. Dördüncü sınıftan itibaren resimsiz kitap okunabilir. Ama, dördüncü sınıfta olup, ilk kez kitaba başlayacak çocuk bırakın çizgi roman okusun. Böylece kitabı sevsin, sonra yavaş yavaş resimsiz olanlara geçsin.
KİTAPLIK ÇOCUĞUN BOYUNDA OLSUN
Okullarda ve evlerde kütüphane yüksekliği, çocuğun boyunda olsun. Her sınıfta bir açık kitaplık bulunsun.
Çocuk istediği zaman elini uzatıp, kitabı alsın. Bakıyorum, bazı okullarda kitaplar, kapalı dolaplar ardında. Çocuklar yuvadan itibaren birbiriyle kitap değiş tokuşu yapsın. Bu fırsatları öğretmen vermeli.
Okuma alışkanlığı kazanılması için en uygun dönem kuşkusuz çocukluk dönemi. Çocukluk döneminde en belirleyici etki ve rol de okul ve aileden gelir. Okuma alışkanlığının olmadığı bir ortamda çocukların, hatta yetişkinlerin okuma alışkanlığını edinebilmeleri zor. Okuma alışkanlığı, okumayı öğrenme kadar kolay elde edilemez.
Kitap okuyanın suç işleme ihtimali azalıyor
Uzmanlar, okuma ile ekonomik gelişme, güç, suç, okuldan ayrılma, işinde başarılı olamama arasında yakın ilişki olduğunu açıklıyor. Ekonomik gelişme için, bir ülke nüfusunun en az yüzde 40’ının okur-yazar olması gerektiği hesaplanıyor. Okuma, toplumsal yaşamın gerekliliklerinden biri. Kişinin bireyselleşmesi ve içinde yer aldığı toplumla sağlıklı ilişkiler kurabilmesi, en başta okuma gücü kazanmasına bağlı. Bireyin anlama gücünü geliştiren, bilgi dağarcığını zenginleştiren okuma, öğrenmenin de temel aracı. Çocuğun kitap okumasının yararları ise şöyle:
- İçinde bulunduğu kültürün merkezini oluşturan edebiyatı tanır.
- Bilgilerini pekiştirir, daha fazla bilgi arayışına yönlendirir.
- Bellek, sıra takibi ve çözümleme gibi dille bağlantılı becerilerini geliştirir.
- Duyarak öğrendiği sözcükleri görerek tanır. Duymadığı sözcükleri öğrenir.
- Kendini geliştirir ve ilerletir.
- Dini gereksinimlerini tatmin eder.
- Entelektüel gelişimi hızlanır.
- Günlük yaşamın pratik gereksinimlerini karşılar.
Ne zamandan itibaren okumalı?
Çocuk sayfa çevirebilmeye yaklaşık 18 ayda başlar. Bu yaştan itibaren görsel nitelikli kitaplar verilebilir, ona okunabilir. Çocuğun kitapla karşılaşması önce sadece resimle olmalı. Daha sonra resim-sözcük, resim-cümle, resim-cümleler, resim-öykü, az resim-çok metin ve nihayet resimsiz metinlere doğru bir gelişme süreci izlenmeli. Okuma alışkanlığının oluşması için kitaba yakınlığın sağlanması, görsel ve işitsel araçlara ayrılan zamanla okumaya ayrılan zamanın dengelenmesi ve okuma eylemini gerçekleştirmek için de her türlü araca, kuruma ve yayınlara ulaşılabilmesi gerekir.
NE KADAR KİTAP OKUYORSUNUZ
Çok: Yılda 21 kitap veya daha fazla
Orta: Yılda 6-20 kitap arası
Az: Yılda 1 ile 5 kitap arası

Kütüphanecisiz kütüphane olurda göl neden yoğurt tutmaz bir türlü anlamam :)

Bunlar çok iyi niyetli ancak kütüphanecisiz(vd) hiçbir yere varmayacak çalışmalar. Bu şuna benziyor bir köye sağlık merkezi açıp içine gerekli tüm ekipman ve ilaçları doldurup doktor atamayı akıl edememeye ve hatta doktorun gerekli olduğunu bile düşünmeyip hasta olan gidip ordan alsın işte ilacını demeye benziyor.
Umuyorumki birileri günün birinde fark edecek tüm bunların kütüphane kurmak için bir işe yaramayacağını. :))Bütün bunların boş çabalar olduğunu, kütüphanecisiz bir kütüphanenin olamayacağını, kütüphanelerin sadece kitapların okunduğu, tozlu, sessiz, romantik kurumlar değil personel, bütçe, bina ve benzeri tür ihtiyaçları olan, reklama, harekete ve yaratıcılığa, işini bilen uzman kütüphanecilere(yani profesyonel çalışanlara) ihtiyaç duyulan normal birer işyeri olduğunu.

Gürün'e 9 tır dolusu kitap
A.A
Sivas'ın Gürün ilçesinde düzenlenen “Kütüphanesiz Okul Kalmasın” Kampanyası kapsamında, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) ve TNT Ekspres işbirliğiyle ilçeye 9 tır kitap gönderildi.
Gürün Kaymakamı Davut Gül, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçede başlattıkları “Gürünlü Okur” kampanyasının ardından “Kütüphanesiz Okul Kalmasın” adlı bir kampanya başlattıklarını bildirdi.
Kampanya kapsamında ÇYDD ve TNT Ekspres ile irtibata geçtiklerini belirten Gül, görüşme sonrası Gürün'e 9 tır kitap gönderildiğini söyledi.
Kitapların değerinin yaklaşık 500 bin YTL olduğunu kaydeden Gül, “Gürün'de köy ve merkezdeki bütün okullara kütüphane kurduk. İlçedeki kahvehanelere, kamu kurum ve kuruluşlarına ve başarılı öğrencilere kitap hediye ettik. Ayrıca Malatya'nın Darende ilçesine de kitap gönderdik” dedi.
Yapılan çalışmayla Gürün'ün 100 yıllık kitap ihtiyacının karşılandığını ifade eden Gül, şöyle konuştu:
“Bu kitapların içinde ansiklopedi, üniversiteye hazırlık kitapları, roman ve hikayeler var. Arkadaşlarımız tarafından tasnif yapıldıktan sonra kitapları okulların seviyesine göre dağıtacağız. Kitapların bayramdan önce dağıtımı yapılacaktır. Bu kampanya ile Gürün eğitim seviyesini bir basamak daha yukarıya çıkaracaktır.”
İlçeye gelen 9 tır kitabın dağıtım işleminin hafta sonuna kadar süreceğini belirten Gül, Gürün'ün eğitim çıtasını yükseltecek projeye destek olan ÇYDD ile TNT Ekspres'e teşekkür etti.

Dubai Prensi ve Konya Yazma Eserler Kütüphanesi

Doğrudur :) Başka türlü o aletler alınmazdı o kütüphaneye, gereksiz masraf görülürdü...
Ne acı bir tarihsel değerlerimize, kütüphanemize sahip çıkış şekli bu böyle...İnsan sevinse mi, üzülse mi bilemiyor?

Dubai Prensi El Maktum Konya'da
A.A
Dubai Kültür Meclisi Başkanı Prens Şeyh Macid Bin Muhammed Bin Raşid El Maktum, Dubai Cuma El Macid Kültür Merkezi Müdürlüğünün, el yazma ve matbu eserlerin onarımı için Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesine hibe ettiği cihaz ve malzemelerin bulunduğu ünitenin açılışını yaptı.
El Maktum, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai Emirliği Dubai Cuma El Macid Kültür Merkezi Müdürlüğü ile Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürlüğü arasında, el yazması eserlerin dijital kopyalarının karşılıklı olarak değişimi, restorasyon ve tarafların bünyesinde çalıştırdıkları personelin eğitimi gibi konularda iş birliğinin sağlanması amacıyla 10 Ağustos 2007 tarihinde imzalanan protokol çerçevesinde yapılan ünitenin açılışı için Konya'ya geldi.
Prens El Maktum, cihaz ve malzemelerin bulunduğu kütüphane bünyesindeki ünitenin açılış kurdelesini Dubai Ekonomik İşler Komisyonu Başkanı Cuma El Macid ve Konya Sanayi Odası Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil ile kesti.
Açılışın ardından, üniteyi gezen El Maktum'a, cihazlar ve eserlerin restorasyonu hakkında ayrıntılı bilgi verildi.
Açılışta, Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi Müdürü Bekir Şahin, El Maktum'a Mevlana'nın Ah Min El Aşk (Her şey aşktan) sözünün yazılı olduğu ebru üzerine hat işlemeli tablo hediye etti.
Daha sonra kütüphanede yazma eserlerin bulunduğu özel korumalı odaya geçen El Maktum, burada Şahin'den eserler hakkında bilgi aldı.
El Maktum ve beraberindeki 24 kişilik heyet, akşam Mevlana'nın 735. Vuslat Yıl Dönümü Etkinlikleri kapsamında düzenlenecek Şeb-i Arus programına katılacak.

“Turabi Baba Kütüphanesi”

Niyet iyi hoş ancak binanın fazla bir türbemsi havası olduğunu kabul etmek zorundalar. Çok gün önünden geçerken girip bilgi hizmeti almaktan ziyade binayı görünce(renginden dolayı) ellerimi kaldırıp dua edesim geliyor. Artık modern kütüphane binalarına sahip olma zamanımız gelmedi mi? Nereye kadar bu yüzyılın bilgi hizmeti sunma gereklerini başka devirlerde inşa edilmiş başka devirlerin ihtiyacı düşünülerek yapılmış ve restore edilmiş binalarla yapacağız ben çok merak ediyorum. Ayrıca bir türlüde anlamam Beyoğlu'nun belleği neden Kasımpaşa'da toplanır? Toplanan o belleği daha çok kişinin görmesi istenseydi eğer o bellek Kasımpaşa gibi kuytu(görece) bir semtte değil İstiklal Caddesi ya da Taksim civarında toplanırdı.

Beyoğlu'nun belleği Kasımpaşa'da toplanacak
A.A
Beyoğlu Belediyesi tarafından onarılan Kasımpaşa Turabi Baba Tekke ve Türbesi, “Turabi Baba Kütüphanesi” adıyla modern bir kütüphane olarak hizmete açılıyor.
Kütüphanenin bir bölümü, tarihi Beyoğlu ile ilgili her türlü belgenin bir araya getirileceği “Beyoğlu'nun Belleği” ismiyle düzenleniyor.
Osmanlı gemicilerinden ve kadiri şeyhlerinden Mehmed Turabi Efendi tarafından 1700'lerin sonunda kurulan tekke binası, İstanbul'un işgali sırasında asker ve cephane toplanan önemli bir merkez olarak kullanıldı.
Tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından bir müddet Kasımpaşa Güneş Kulübü olarak kullanılan tekke, Gençliğe Hitabe'nin okunduğu ilk yerlerden biri olarak da tarihe geçti.
1975 yılında çıkan bir yangının ardından zamanla bakımsız kalarak çöken binadan bugüne sadece türbe bölümü ulaşabildi.
Beyoğlu Belediyesi tarafından orijinaline uygun olarak yaklaşık 2 yılda restore edilen bina, artık 10-12 bin kitap kapasiteli “kütüphane bölümü”, 20 bilgisayara sahip “bilgisayar ve internet erişim bölümü” ve Beyoğlu ile ilgili tüm belge, fotoğraf, film ve afişin toplanacağı “Beyoğlu'nun Belleği” bölümleriyle hizmet verecek.
İSTANBUL 2010 ANLAYIŞI KASIMPAŞA'DA
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, eski bir eseri onarıp hayata kazandırarak ilk orta ve lise öğrencilerine hizmet verecek bir çocuk kütüphanesi haline getirdiklerini, Kasımpaşa'daki tarihi dokuyu canlandırmanın yanı sıra bunu semtin çocuklarının hizmet alabileceği bir yapıya dönüştürmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti anlayışı çerçevesindeki restorasyonlarla fiziki dönüşümleri gerçekleştirmekle birlikte kentte yaşayan insanların kendi iç dünyalarında kent yaşamını geliştirmenin amaçlandığını ifade eden Demircan, “Bu çerçeveden bakıldığında buranın güzel bir örnek olduğunu söylememiz mümkün. Tarihi bir binanın restorasyonunu gerçekleştirdik. Binayı, geleceğimizi emanet ettiğimiz yavrularımızın kendi semtlerinde bir kültür merkezine gelmenin rahatlığını duyacakları, okul sonrası dersini yapmak için, internete girebilmek veya kitap okumak için gelebildiği ya da hiçbir şey okumasa da havasını teneffüs ederek bilgi ve görgü dağarcığını geliştirdiği bir nokta olarak hazırladık” diye konuştu.
Kütüphanenin “Beyoğlu'nun belleği” bölümünde zamanla doğal bir kültür merkezi Beyoğlu'nun tarihi hakkında her türlü belge, yazı, fotoğraf, film ve afişin yer alacağını, bunun için vatandaşlara da çağrıda bulunarak ellerindeki belgeleri kütüphanede toplayabileceklerini duyurduklarını anlattı.
BAŞBAKAN ERDOĞAN'IN BÜYÜDÜĞÜ SEMT
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın büyüdüğü semt olan Kasımpaşa'nın birçok yeniliği yaşadığını, yenilenen meydanı, sokak ıslahları, birkaç semt konağının yanına kütüphanesinin de eklendiğini vurgulayan Demircan, Başbakan Erdoğan'ın restorasyonu sırasında kütüphaneyi kontrole geldiğini, çok beğendiğini ve bazı tavsiyelerde bulunduğunu anlattı.
Demircan, türbenin restorasyonunun bir ay içinde tamamlanacağını ve resmi açılışın Başbakan Erdoğan'ın katılımıyla yapılacağını bildirdi.

"İstanbul’a bir kütüphane yapılmalı"

Fazla yorum yapmayacağım tüm duygularıma tercüman olan bir yazı hazırlamış Doğan Hızlan. Ancak şunu söylemek istiyorum istanbul'a gerçekten bir değil onlarca kütüphane yapılmalı zira modern kütüphanelere hasret yaşatılıyor bu şehir.

İstanbul’a bir kütüphane yapılmalı

Doğan HIZLAN

YAPI Dergisi’nde(*) Yeni Prag Ulusal Kütüphanesi haberini okuyunca derdim depreşti.

"2011 yılında tamamlanması planlanan Prag Ulusal Kütüphanesi, dünyanın en modern kütüphanelerinden biri olacak. Binanın kıvrımlı yapısından kaynaklanan özgün formu, Prag’ın barok yapılarına bir öykünme niteliğinde.

Çek Cumhuriyeti’nin yeni Ulusal Kütüphanesi, 40.000 metrekarelik alan üzerine yapılıyor.

Yeraltında saklanan 10 milyon kitap, otomatik depolama ve geri yükleme sistemine bağlı olarak çalışıyor.

Bu sistem istenilen kitabı 5 dakika içinde okuyucunun eline ulaştırıyor."

Hemen İstanbul kitaplıklarının içler acısı durumunu düşündüm.

Bina yok, kadro yok, üstelik okuru oraya çekmek için yapılacak çalışmalar için ne adam var ne para.

Yapı Dergisi’nin ve diğer mimarlık dergilerinin kapağını açmaya korkuyorum.

Çoğunlukla da korktuğum başıma geliyor.

Değişik ülkelerde açılan yarışmalar sonunda kazanan projeyi uygulamaya koyan devletler, hükümetler.

* * *

BEYAZIT Devlet Kütüphanesi, Orhan Kemal Kütüphanesi dışında yararlanılacak genel kitaplık yok.

Atatürk Kütüphanesi’nin ocak ayı başında açılacağını biliyoruz.

İSTANBUL için yapılan 2010 hazırlıkları içinde acil bir maddeyi tartışmaya açıyorum.

2010 Kültür Başkenti İstanbul projesi kapsamında, İstanbul’a bir kütüphane binası kazandırılmalı. Elbette 2010 yılına yetiştirilmesi mümkün değil ama şimdi bir yarışma açılsın, bu yarışmayı kazanan proje uygulanmaya konulsun, hiç olmazsa temeli atılsın, maketi sergilensin.

2010 yetkililerinden bunu bekliyorum, eğer bu dönemde de yeni bir kütüphane binası yapılmazsa ne zaman yapılacak?

Kutlamalar, törenler, onarımlar birbirini izleyecek, 2011’e geldiğimizde gene modern bir kütüphane binası olmayan tek ülke olma özelliğini koruyacağız.

Benim önerilerim kalıcı eserler üzerine. Pek de gerekli olmayan kitaplar, geçici görüntülerle idare edilen filmler iz bırakmaz. Oysa bir kütüphane yüzyıllar boyu yapılan çalışmaların aynası olur.

* * *

2010 yetkililerinin bu konuyu düşünmesini istiyorum.

İstanbul’a bir kütüphane binası kazandırmak için hemen çalışmaya başlanmalı.

(*) YAPI. Sayı 325, Mimarlık-Tasarım-Kültür-Sanat, Aralık 2008. s. 96.

26 Kasım 2008 Çarşamba

Milli gururumuz Eşekli Kütüphaneci...

Eşekli kütüphaneci adını duymayan yok gibidir. Onun başardıkları bir masal, bir efsane olmaya adaydır bu kütüphaneleri unutulmuş ve dahada önemlisi değeri asla anlaşılamamış ülkemizde. Biz kütüphanecilere eldeki imkanlar ne olursa olsun yaratıcılığınızı sonuna kadar kullanın her zaman yapılabilecek bir şey vardır duygusunu yaşatmıştır Eşekli kütüphanecinin Ürgüp'te yazdığı destan ve işte şimdi film oluyor. Aldığı ödüller,katıldığı tv ve radyo programlarından ve adına yazılan kitaplardan sonra şimdide bir filmle taçlandırılıyor eşekli kütüphaneci ve kütüphanesi...

'Eşekli kütüphane' Japonya'da birinciliğe oynuyor

Çekimleri Ürgüp'te gerçekleştirilen filmin yarışma finali 28 Ekim'de.
1960'lı yıllarda köylere eşek sırtında kitap taşıyan kütüphanecilerin hikâyesinin anlatıldığı kısa film, Japonya'da finale kaldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (EĞİTEK) tarafından çekilen kısa film, 'sosyal yardımlaşma' kategorisinde yarışacak.
TRT yapımı, 'Elmakurdu' isimli eser de 'okulöncesi' alanda aynı başarıyı gösterdi. Japonya Televizyon Kurumu'nun düzenlediği yarışmanın finali 28 Ekim'de.

EĞİTEK, 59 ülkeden toplam 239 eserin katıldığı yarışmaya bir kütüphane öyküsüyle katıldı. 1960'lı yıllarda Ürgüp'ün köylerinde kitap okunmasını sağlamak için eşeklerle verilen kütüphanecilik hizmeti 'A Cappadocian Tale, Walking Library' (Bir Kapadokya Hikâyesi, Yürüyen Kütüphane) isimli kısa filmle anlatıldı. Tiyatro sanatçısı Özlem Meltem Akınözü'nün anlatıcıyı oynadığı 15 dakikalık filmde, yöre insanı ve ilköğretim öğrencileri rol aldı. Çekimler, Ürgüp ve Ürgüp'e bağlı Yeşilöz ve Karain köylerinde gerçekleştirildi. Kısa film, Türkçe çekildi ve İngilizce altyazılı olarak gösterime sunuldu. Eser, tümüyle EĞİTEK imkânları ile çekildi. 'Bir Kapadokya Hikayesi'nin koordinatörlüğünü Oğuz Erbil, senaristliğini ve proje tasarımcılığını Mürüvvet Kurt, yönetmenliğini ise Hülya Öztekin yaptı. Türkiye'nin temsil edildiği iki çalışmadan biri olan filmde, bölgenin doğal güzellikleri de gözler önüne serildi.

25 Kasım 2008 Salı

Mektupla gelen kütüphane'ye mektupla kütüphaneci de gelir mi?

http://www.haberturk.com/haber.asp?id=110912&cat=190&dt=2008/11/25 Hadi bir mektup daha yazın da oraya gerçek bir kütüphane denmesi için gerekli olan unsuru yani birde kütüphaneciyi temin edin o zaman gerçekten çabanıza çok daha fazla saygı duyacağım. Yoksa şu haliyle durum ülkem için çok sıradan ve çok alışıldık.

Harika fikirler ve ürünler

İster istemez düşündüm acaba üzerinde kütüphane yazan bir kıyafeti kaç kişi satın alır bu ülkede? :) Neyse olumsuzlamak için demedim çok yaratıcı, sevimli ve sıcak bir sayfa ürünlere bayıldım. Buyrun buradan bakın http://www.unshelved.com/store.aspx?cat=shirts belki beğendiğiniz bir ürün olur. :)

23 Kasım 2008 Pazar

Yerine yenisi alınsaydı şaşıracaktık :(

Yoksa haber bu haliyle en azından beni hiç şaşırtmadı. Kapatılan kütüphane, kaldırılan gezici kütüphane cenneti ülkemde bence haber değeri taşıyan ancak ve ancak yeni bir kütüphane açılması olayıdır.

Gezici kütüphane "emekliye ayrıldı"
Manisa’da 25 yıldır gezici kütüphane olarak il ve ilçelere hizmet götüren araç, "emekliye ayrıldı". Manisa İl Halk Kütüphanesinde 25 yıldan bu yana gezici kütüphane olarak çalışan ve şoförünün 3 yıl önce emekliye ayrılmasının ardından hizmet veremeyen araç, hurdaya çıkarıldı. Manisa İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ali Arı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, araç şoförünün 3 yıl önce emekliye ayrılmasının ardından, aracın hizmet veremediğini, tamir ve bakım masraflarının da maliyetli olması nedeniyle hurdaya ayrılarak trafik kayıtlarından düşürüldüğünü belirtti. Araç için şoförü emekliye ayrılmadan önce son olarak yaklaşık 18 bin YTL civarında tamir ve bakım ücreti ödendiğini anlatan Arı, kamyondan bozma 1983 model aracın yıllarca 2 bin civarında kitap ile merkeze bağlı yaklaşık 17 belde ve köylerde kütüphaneye gelme imkanı olmayan çocuklara yönelik hizmet verdiğini belirtti. Gezici aracın hurdaya ayrılmasına üzüldüklerini belirten Arı, gezici araçtan faydalanan çocuklara aracın "malulen emekli olduğunu" söylediklerini anlattı. Çocuklar ise Kütüphane bahçesinde Aliağa’dan yetkililerin gelerek kendisini almasını bekleyen 25 yıllık emektar gezici kütüphaneye sırtlarını yaslayarak okumaya devam ediyorlar. Arı, kendilerine yeni bir aracın tahsis edilip edilmeyeceğini ise bilmediklerini kaydetti.

20 Kasım 2008 Perşembe

Gümbür gümbür gelen "Europeana"

Bakmayın siz haberin başlığında kullanılan kelimelere. Proje gerçekten muhteşem. İnsan ister istemez tüm bunları görüp hala ülkemizde internetteki bilgi çöplüğünü muhteşem birşey sanıp internet var ne gerek artık kütüphane'ye(bilgi merkezi'ne) yatırım yapılmasına diyen ülkem(halkım) zihniyetine üzülmeden edemiyor.

"Europeana" açıldı ve kapatıldı
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu'nun Amerikan internet devi Google dijital kitap projesine rakip olarak bu sabah başlattığı online kütüphane "Europeana" gördüğü aşırı ilgi üzerine kilitlenince geçici olarak kapatıldı.
Avrupa Komisyonu'nun yeni teknolojilerden sorumlu üyesi Viviane Reding, "www.europeana.eu" sitesinin öğleye doğru saatte 10 milyon klik aldığını belirtti.

Komisyon sözcüsü Martin Selmayr, siteyi kapasitesini artırmak için 11:30'a doğru geçici kapatmak zorunda kaldıklarını belirterek, 3 olan sunucu sayısına 3 sunucu daha eklenmesiyle sitenin açılabileceğini kaydetti.

AB Komisyonu'nun deneme amaçlı bu sabah başlattığı prototip dijital kütüphanede, aralarında Dante'nin "La Divine Comedie" (İlahi Komedya) gibi edebiyat eserlerinin, Vermeer'in "İncili genç kız" gibi reprodüksiyon tabloların, İngiliz "Magna Carta" gibi tarihi belgelerin veya Beethoven ya da Mozart'ın el yazmaları veya Berlin Duvarı'nın yıkılması gibi tarihi görüntülerin yer aldığı sitede 2 milyondan fazla eser bulunuyor.

Avrupa kültürünün tamamını yansıtmayı amaçlayan ve şu anki içeriğinin yarısı Fransa tarafından sağlanan Europeana, 2010'da en az 10 milyon eseri hedefliyor.

Europeana'nın rakibi Amerikan internet devi Google'ın 2004 sonunda kurmaya başladığı dev dijital kitap projesinde 7 milyon eser bulunuyor.

Europana'nın vaadettikleri

B Komisyonunun Enformasyon ve Medyadan sorumlu yetkilisi Viviane Reading, yeni sitenin kullanıcılara, Londra'ya gitmeden İngiltere Ulusal Kütüphanesi'nde dolaşma veya Paris'e gitmeden Louvre müzesinde Mona Lisa tablosunu izleme gibi olanaklar sunacağını söyledi.

Europeana Projesine Fransa öncülük ediyor. Fransa, Google'ın milyonlarca kitabı sanal ortama aktarma çabasından ve böylece Amerika Birleşik Devletleri'nin dünya kültürüne egemen olması olasılığından kaygı duyuyor.

Europeana dijital kütüphanesinde ilk elde yer alacak malzemelerin yaklaşık yarısı Fransa kaynaklı.

Ancak, Almanya ve Polonya gibi ülkelerin de, kendi kültürel varlıklarını sanal ortama taşıma konusunda daha fazla çaba ve para harcaması umularak, 2010 yılına kadar, bu kütüphanede 10 milyon kalem malzeme toplanması amaçlanıyor.

Halen Avrupa'daki ulusal kütüphanelerde bulunan kitapların yalnızca yüzde 1'i dijital ortama taşınmış durumda. Bunun nedenlerinden biri de, telif hakları.

Google memnun

Google, Europeana'nın devreye girmesini memnunlukla karşıladı ve Gütenberg'in matbaayı keşfinden bu yana bilginin toıplanması bakımından en büyük teknolojik adım olacak bu gelişme bağlamında, işbirliği yapmayı umduklarını kaydetti.

17 Kasım 2008 Pazartesi

Mutsuz insanlar TV izliyor, mutlu insanlar kitap okuyor

İşte kitap okumak için bir güzel sebep daha : )Ben konuyu mutlak kitap okumaya bağlamak istediğimden mi öyle görüyorum yoksa? :) İşin özü gerçekten birşeyler yapmak isteyen mutsuz insanların bunu bir yöntem olarak kullanabileceklerini düşünüyorum. Her ne kadar köleleştirilmiş olsakta hala kendimiz için kitap okuyabilir, hala bir dost sohbeti yapabiliriz, yeni bir şeyler öğrenebilir ve bunu sadece kariyerimiz için değil kendimiz için, yaşamın tekrarı olmadığı için yapabilirize olan inancımla diyorum. Haber ürkütücü gerçekleri ortaya koyuyor kabul ama hala umut var. Kendi yaşantımızda görmediğimiz bilmediklerimizi okuyarak araştırarak dış dünyaya açılarak öğrenme imkanına sahipken bunu görmezden gelip bir kutunun karşına hapsolmak işsel kölelikten sonra birde kutu köleliğine yakalanmak neden?

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=761196

13 Kasım 2008 Perşembe

Kitaplar, kriz, Tüyap ve okuyucu kitlesi

Kitaplar krizi hissetmedi!
OKUR KALİTESİ DÜŞÜYOR
FUARA TÜRKİYE’NİN SİYASİ ATMOFERİ YANSIYOR
PARA VE İKTİDAR DİNCİ YAYINEVLERİNDE
KİTAP KÜLTÜR ÜRÜNÜ OLDUĞUNDAN TARTIŞILIYOR
İSLAMİ YAYINEVLERİ ARTTI AMA BELİRLEYİCİ DEĞİL
SADECE EDEBİYAT KİTABI OLACAK DİYE BİR ŞEY YOK
GENÇLER “68’LİLER NE YAPMIŞLAR” DİYE MERAK EDİYOR
MUHAFAZAKÂR OKUR DÜNYAYA AÇILMAK İSTİYOR
YAYINCILIĞIN BÜTÜN RENKLERİ FUARDA
68’LİLER ANILARINI YADETTİLER
Başlıklarına sahip bu yılki Tüyap' a farklı bir bakışla yaklaşan güzel bir yazı...
http://www.ntvmsnbc.com/news/465389.asp

Türkiye'de okur kalitesi ve sayısı hiçbir zaman hedeflenen düzeyde olmamıştır belkide. Okuma alışkanlığına ve kültürüne sahip insanlarımızın giderek kalitelerinin de düşmesi nelere yol açabilir düşünmek istemiyorum. Ülkemizde hala boş zaman değerlendirme aracı ya da bir hobi olarak sayılan kitap okuma eylemi yemek, içmek, yürümek vb. kadar doğal bir parçasıdır aslında insan yaşamının ancak bunu nasıl anlatacağız? Zaten kimse kitap okumaya karşı değil ki! Herkes okumanın önemine daha ilk cümlenizde ikna oluyor ama eylem yok. Ben öğrencilerime her zaman şakayla karışık şunu derdim "Unutmayalım ki yalnızca insanlar okuyabilir." :) Okur sayımızla birlikte kalitesininde artması umuduyla...

12 Kasım 2008 Çarşamba

11 Kasım 2008 Salı

Ülkemizin üretilen materyallerini derlesekte mi saklasak yoksa derlemeyip satsak mı?

http://yenisafak.com.tr/Gundem/?t=10.11.2008&i=149406

Yıllardır derlemenin ve derleme kütüphanelerinin önemini bu konuyu ilk defa benden duyan çevremdeki yurdum insanlarına büyük bir hevesle anlatan ben şu olay ortaya çıktıktan sonra susuyorum susuyorum susuyorum...

8 Kasım 2008 Cumartesi

İstanbul Kitap Fuarı'na ziyaretçi akını

7 günde tam 228 bin kişi ziyaret etti08.11.2008 17:49

"27. İstanbul Kitap Fuarı"nı 7 günde 228 bin kişi ziyaret etti.
TÜYAP Tüm Fuarcılık'tan yapılan yazılı açıklamaya göre, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi'nde 1 Kasımda açılan fuara, 7 günde 228 bin kitapsever geldi. Bu yıl "1968: 40 Yıl Önce, 40 Yıl Sonra" temasıyla düzenlenen İstanbul Kitap Fuarı kapılarını yarın akşam kapatacak.
Öğrenci, öğretmen ve emeklilere ücretsiz olmak üzere, giriş bedeli 5 YTL olan fuar, yarın 11.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=107458&cat=190&dt=2008/11/08

228 bin kişinin hepsini teker teker tebrik etmek istiyorum. Birde şehrin merkezi bir yerinde olsa kimbilir kaç kişi ziyaret ederdi. :)

20 Ekim 2008 Pazartesi

Mesnevi’nin 564 yıllık kopyası

http://www.ntvmsnbc.com/news/462847.asp#storyContinues
Bu şekilde nice yitik değerimiz var kim bilir? Bir kenarda bir köşede unutulmuş. Elde ama değeri anlaşılamayan. Garip bir durum. Tüm yazmaların denetiminin ve korunmasının daha sağlıklı yapılabilmesi umuduyla...

70 bin kitabı için kütüphane istiyor

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/10156708.asp
İşte ülkemizdeki kitapseverliğe bir örnek. Haberi ilk okurken derme politikası ne olabilir ya da derme gelişimi ne yönde olacak bu kütüphanenin ve ayıklama denen olaydan sonra bu 70 bin materyalden kaçı geriye kalacak düşünceside geçmedi değil. Umarım bir vakıf bu vatandaşımızı desteklerde ülkemizdeki gün geçtikçe azalan kütüphanelere bir yenisini eklenir.

22 Eylül 2008 Pazartesi

Türk Divası Leyla Gencer ve Borusan Müzik Kütüphanesi

http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/9738426.asp?m=1
Leyla Gencer adını hayatımda ilk defa üniversite 2. sınıf öğrencisi iken oda arkadaşımdan işitmiş ve böyle yetenekli bir sanatçıyla aynı toprakların insanı olmaktan büyük bir mutluluk duymuştum. O günden sonra ne zaman müzik marketlere yolum düşse raflarda Leyla Gencer'e baktım ancak rastladığımı hatırlamıyorum kendi ülkesinde cdlerinin satılmıyor oluşunu garipsemiştim. Daha nice yeteneğimizin adı duymazdan, yaptıkları görmezden gelindi acaba?

Borusan Müzik Kütüphanesi çok değerli bir hizmet veriyor.

Elektronik kitap

http://www.hurriyet.com.tr/kultursanat/9805143.asp?m=1
Veee insanoğlu elektronik kitabı piyasaya çıkardı : )
Bu tür aletlerin icad edilmesi teknoloji müptelası olupta asla kitap okumayan potansiyel kullanıcıları kazanmak için harika olacak kütüphanelere gelmesi için sabırsızlanıyorum.

21 Eylül 2008 Pazar

Artık kitap okumaya kahvehaneye gidiyoruz : )

Ben çok sıkıldım bu tür haberlerden ama anlamadığım bu tür haberlerin hala prim yapıyor olması ya da uygulamaların diyelim neyse onlar yılardır ısıtıp ısıtıp değişik il ve ilçe kahvehanelerine böyle bir şekilde kitaplık(hatta buna utanmadan kütüphane diyenlerde var bunu onların cehaletine veriyoruz: ) kuradursunlar bizim halkımızın okuma seviyesinde hiçbir değişiklik olmazken mutlak sizlerinde dikkatini çekmiştir Ege ve Akdeniz ağırlıkta olmak üzere tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü mekanlarımızda yer alan küçük pansiyonlarda gelen yabancı turistler sayesinde minik birer kitaplık kurulmuş durumdadır ve hatta seyahat edenler burda kitaplarını değiştirirler. Yani elin yabancısı kendi kültüründe kitap okumaya alışık olduğu için gelir bizim ülkemizde bile kitaplık kurar bizimkiler bunu sadece politika olarak kahvehanelere -ki kadınların asla girmesinin mümkün olmadığı mekanlara bunu yapar : ) Bundan sonraki amaç ne olacak acaba kadın günlerinde kitap okunması mı? Israrla söylüyorum ülkem kütüphanecileride, kütüphane kullanıcılarıda kutsaldır. Çünkü bunca yanlışlığın içinde var olabilmeyi başarabilmektedirler.


"Bakırköy’ün kahvehanelerine kitaplık"
İstanbul’un Bakırköy ilçesinde başlatılan “Bakırköy Okuyor” kampanyası kapsamında her kahvehaneye 200 kitaptan oluşan bir kütüphane kurulacak.



İSTANBUL - Bakırköy Kaymakamı Dursun Ali Şahin, ülke genelinde başlatılan “Türkiye Okuyor” kampanyası kapsamında İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Halk Eğitim Müdürlüğü ve okul müdürleri ile yapılan toplantıda, kitap okuma alışkanlığının yaygınlaştırılması için ilçedeki kahvehaneleri kütüphaneye dönüştürme kararı aldıklarını söyledi. İlçedeki 200 kahvehaneye kütüphane kurulması için talimat gönderileceğini ifade eden Şahin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği 100 eserin yanı sıra 100 kitap daha belirleyeceklerini ve kahvehanelerde 200 kitaptan oluşan bir kitaplık oluşturulacağını kaydetti.

18 Eylül 2008 Perşembe

Şanslı bir kütüphane...

Müzik, Mozart ve şanslı bir kütüphane... :) Bende bir kütüphaneci olarak tarihi değeri olan kaynaklara sahip bir kütüphanenin havasını solumayı isterdim.

"Mozart'ın bilinmeyen bir partisyonu bulundu"
Fransa’da bir kütüphanede ünlü besteci Mozart’ın daha önce bilinmeyen bir partisyonu bulundu. Avusturya’nın Salzburg kentindeki Uluslararası Mozart Vakfı araştırmacısı Ulrich Leisinger, tek nüsha halindeki nota kağıdını Mozart’ın yazdığından şüphe edilmediğini ve "gerçekten önemli" olduğunu söyledi. Leisinger, bestenin ilk taslağı olarak nitelediği partisyonun, Fransa’nın batısına düşen Nantes kentindeki bir kütüphanenin arşivinde bulunduğunu belirtti. Kütüphane yetkililerinin partisyonun gerçekliğini kanıtlamak için vakıftan yardım istediğini kaydeden Leisinger, "Kesinlikle Mozart’ın el yazısı" diye konuştu.

Milliyet gazetesi, 19 Eylül 2008

16 Eylül 2008 Salı

"Kütüphanenin kitapları geri gelmiyor "

Ülkemizdeki halk kütüphanelerinden tutunda okul kütüphanelerine kadar bir çok kütüphane türünün sorunudur kitabı ödünç vermek ancak bir türlü geri alamamak. Kütüphaneci olarak; kullanıcıyı okumaya heveslendirmek, kütüphaneye gelmesini ve kitap ödünç almasını sağlamak, ilgi alanlarını tespit etmek, hangi tür materyallerin onun ilgisini çekebileceğini bulmak ve bunları ona sunmak ve benzerleri için hayli emek harcarsınız ve aynı kullanıcının yasal boşluklarında yarattığı destekle kitabı(dergi ya da dvd vb. türü materyallerde olabilir) iade etmedeki isteksizliğini ortadan kaldırmak içinde apayrı bir emek harcanır. Sorunsa ülkemizde yerleşik bir kütüphane kültürünün olmayışı ve kitabın iade edilmemesi durumundaki yaptırımların çok komik oluşuyla orantılı olarak hayli büyük boyuttadır. Ben bu tür olaylarda Aziz Nesin'in, (Ya da Sulhi Dölek'in, Reşat Nuri'nin şimdi bir tek Aziz Nesin dersem yanlış anlaşılabilir kastettiğim gerçekten Aziz Nesin öykülerinin kahramanlarıdır çünkü) insanımız karakteristiğini çok iyi anlatan öykülerini hatırlamadan edemiyorum onun o mizah duygusu bir çok zaman hayatımı kurtarmıştır. Zira yurt dışında okuyan öğrencilerimin orada kütüphane kurallarına harfiyen uyup ülkemize gelince kütüphanenin kitabını aylar yıllarca getirmeyip beni peşinden koşturduklarını ve benim dayanamayıp "ha oradaki kütüphane ha buradaki kütüphane ne fark var" diye çıkıştığımda verdiği yanıta bu karakteristiği bilmem dayanmamı sağlamıştır. : ). "Orada kütüphaneyi herkes önemsiyordu ama buradakini sadece siz kütüphaneciler önemsiyorsunuz ".
Bütçesi olmayan bir kütüphanede kitabı ödünç verip geri alamazsanız sorun büyüktür ayrıca yedi bin üyesi olan bir kütüphanede on iki bin kitapla hizmet vermekte zordur. Üye sayısı çok fazla ancak derme sayısı yeterli değil eee üstünede kitapları geri toplayamıyoruz. Ülkem kütüphanecilerinin gerçekten kutsal olduklarını düşünüyorum.
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=738531&title=kutuphanenin-kitaplari-geri-gelmiyor

10 Eylül 2008 Çarşamba

"En fazla kütüphane satıyor"

Alışkanlığım olduğu üzere gazeteleri kütüphane ile ilgili bir haber var mı diye incelerken bu habere rastladım. http://www.milliyet.com.tr/Ekonomi/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetayArsiv&ArticleID=988998&Kategori=ekonomi&b=&ver=15 Başlıktaki kütüphane yazısı elbet hemen dikkatimi çekti sonra haberi okuyunca konusunun kütüphane denen kavramla -hani içinde bilgi hizmeti verilen yerdir kendileri- hiçbir alakası olmadığını anlamakla beraber bu defa da şunu merak ettim. Acaba okuyanı, araştıranı, kütüphaneye gideni, kitap satın alanı, okumayı sıkıcı bulan kişi sayısı tonlarca olanı, internet var ne gerek kütüphaneye diyen cahil sayısı hayli fazla olan bir ülkede IKEA'nın bu dolapları satması sizce de garip değil mi? Yoksa evinde kitaplığı olan insanlara karşı bir zaafımız mı var? : ) Diyecektim ki hemen aklıma geldi doğru ya bu adına nedense kütüphane denen garip mobilyanın televizyona da ev sahipliği edebilmek gibi bir özelliği var. Televizyonu içine yerleştirir kullanırız yanlarına kitaplarımızı şöyle fiyakalı bir şekilde dizeriz ki okur yazar görünelim bizden iyisi yoktur diyeceğim gene çok sert yazdığım için eleştirileceğim. Ama allah aşkına sizin aklınıza başka bir şey geliyor mu yani. : )

3 Eylül 2008 Çarşamba

Eskişehir İl Halk Kütüphanesinin Başarısı

http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=733290&title=otoparki-acik-hava-okuma-salonuna-cevirdi

Haberi okurken acaba biri benimle dalga mı geçiyor diye düşünesim bile geldi rica ederim abartıyorsunuz demeyin günlerdir mesleğimle ilgili iyi bir habere rastlamayıp ve birden böylesi güzel bir habere rastalayınca şaşırdım demek karamsarlığa alışmıştım bu haber biraz kendime getirdi. Eskişehir İl Halk Kütüphanesi Müdürü(ve tabiki yalnız çalışmıyordur kütüphanedeki çalışan tüm kütüphaneci arkadaşlar) şehrin merkezinde yer alan bir otoparktan bile harikalar yaratılacağını kanıtlamış oluyorlar. Ayrıca bu otoparkın kütüphaneye ait oluşu ve kütüphanenin merkezde yer alıyor oluşu da gerçekten için için takdir ettiğim bir kavramdı belirtmeden geçemeyeceğim. : )

1 Eylül 2008 Pazartesi

"Araştırma böyle merkezde yapılır"

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=877263&Date=01.09.2008 Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’ni anlatan bir yazı. Okuması keyifli ve yazarında duygusuna katılmamak elde değil mekan keyifle araştırma yapmaya gerçekten çok uygun.

31 Ağustos 2008 Pazar

Bir Meslektaş Bloguda Türkiye'den

http://kutuphaneciyim.blogspot.com/ kitaplar, yazarlar ve kütüphaneler hakkındaki yorumları ile yerli bir meslektaş blogu :)

Bersay İletişim Enstitüsü (BİE) Kütüphanesi

Yazıda kütüphane kelimesine çok az yer verilse de sevdiğim ve saydığım arkadaşlarım bu projede çalıştıkları için böyle bir kütüphanenin varlığından ve harcanan emekten ve farklı bir kütüphane olduğundan haberdar olma şansı yakalayabildim.
Türkiyenin ilk iletişim kütüphanesi...
http://www.milliyet.com.tr/Cafe/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetayArsiv&ArticleID=983649&Kategori=cafe&b=&ver=49

28 Ağustos 2008 Perşembe

Bir Meslektaş Blogu

http://vdewhurst.blogspot.com/ İngiltere'den bir meslektaş blogu. Gayet renkli ve keyifli okumayı bu denli neşeyle teşvik etmesi beni etkiledi.

27 Ağustos 2008 Çarşamba

Kitap sarayları denilen kütüphaneler : )

Güzel kütüphane örneklerine yer veren ve iştah kabartan bir yazı. Okudukça gidip hepsini göresim geldi.

http://www.milliyet.com.tr/Pazar/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetayArsiv&ArticleID=979257&Kategori=pazar&b=&ver=23

20 Temmuz 2008 Pazar

"Kütüphanede şenlik var..."

Darısı ülkemizdeki olmayan çocuk kütüphanelerinin başına demek istiyorum.

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=859939&Date=21.07.2008

"Kütüphaneler başkenti İstanbul"

http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=876100&Date=21.07.2008

7 Temmuz 2008 Pazartesi

"Yalvaç Ural Kütüphanesi’ne kilit"

İşte ülkemizden kapatılan bir kütüphane örneği daha bir yanda anlamsızca bağışlarla bir kütüphane kurma çabaları bir yanda hazır kütüphanelerin kapatılması gerçekten çelişkilerle dolu bir ülkeyiz biz.
Ne utanç verici bir manzara bu böyle. :(

http://www.milliyet.com.tr/Default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=876660&Kategori=yasam&ver=00

Ülkemden bir kütüphane masalı daha :) Diğer binlercesi gibi :(

Ben artık ülkemde profesyonel kütüphanecilik anlayışı görmek istiyorum. Bağış ya da atalarımızın deyimiyle taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışmak nereye kadar? Daha ne kadar iyi niyetli kütüphane girişimi görmeye mecbur kalacağız ya da ülkemizde bilinçli planlı programlı ve çağa yakışır modern kütüphaneler ne zaman, hangi devlet kanallarıyla kurulacak? Ben asıl onu merak ediyorum.
Yinede çok yaşa Ege en çok kütüphane haberi yapan bölge olmaya adaysın sen.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9360389

"Hurdacılar yıkılan kütüphanenin demirlerini talan etti"

Ne hüzünlü bir manzara. İnsan kütüphaneye mi üzülse, hurdacılara mı üzülse, kütüphanenin geleceğinin belirsiz oluşuna mı üzülse emin olamıyor. Proje gayet iyi niyetli ancak ya yıkılan kütüphanenin geleceği ne olacak o konuda hiçbir açıklama yok sanırım yıkılan yıkıldığıyla kalacak. :(
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9306304

"Kıraathanede okuma töreni"

Okuyan insanlara gerçekten değer verilen ülkelerde insanlar kötü kokulu havasız kıraathanelerde değil devasa bir kültür kompleksi şeklinde inşa edilmiş modern, rahat, huzurlu, her türlü teknolojik donanıma sahip kütüphanelerde okumaya teşvik ediliyorlar :) O ülkelerin yöneticileri kütüphanelerine önem veriyorlar bu tür yerlerin izbe karanlık ve kütüphanecisiz kalmasına izin vermiyorlar hele hele bizde olduğu gibi elemansızlıktan birer birer hepsi kapatılmıyor. Siz şimdi zamanında sigara içilmekten kötü kokan ve boş boş oturup sadece gevezelik eden insanların arasında mı birşeyler okumak istersiniz yoksa gerçekten rahat, huzurlu, temiz kokan, güleryüzlü uzman personele sahip, her türlü ayrıntının sizin için düşünüldüğü(müzik, televizyon, film, tuvalet, kafeterya, rahat koltuklar vd. tür ayrıntılar) bir kütüphanede mi? Benim seçimin kütüphane olur ve eminimki halkımda o tür kütüphaneler görme şansına sahip olmuş olsaydı onların seçimi de bu olurdu. Buna tüm kalbimle inanıyorum.

Yetkililerin yanlışları o kadar çok ki hangi birini desem bilmiyorum. Bir kıraathanede kütüphane kuramazsınız kütüphane başlı başına bir işletmedir ve bir rafa konan bir kaç eski kitaba kütüphane denmez. Bunu tüm dünya bilir ama bizim ülkemizde nedense öğrenilemez bir türlü kütüphaneye karşı önyargımız ve cehaletimiz boyumuzu çoktan aşmıştır. Daha fazla yazmak anlamsız buyrun okuyun.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=9168016

25 Mayıs 2008 Pazar

International Children's Digital Library

Çok hoş bir web sitesi üstelik Türkçe çocuk kitaplarından da örnekler yer alıyor.

http://www.icdlbooks.org/

9 Nisan 2008 Çarşamba

Kütüphane Hizmetlerinde Yaratıcılığın Sınırı Yoktur

"Kütüphanelerde de maç yayını yapılabilir" başlıklı yazıda kütüphane hizmetlerine profesyonel bir yaklaşım sergileniyor :) "Pardon Siz" başlıklı yorum ise kahredici. Mesleğimizin ne olduğunu düşünüyorsa artık geleneksel bir tavır sergilememizi mi bekliyordu anlamadım :)

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=513828&ver=98

Denizli' den Bir Kütüphane Haftası Haberi

Ege haftayla ilgili en çok haberin yapıldığı bölge birinciliğini koruyor. :)
http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=8644134

7 Nisan 2008 Pazartesi

6 Nisan 2008 Pazar

İzmir' de Bir Vaha

Ekleyecek sözüm yoktur. Sadece şunu diyebilirim Ege bölgesi kütüphane haftasıyla ilgili haberin en çok yapıldığı bölge oldu. :)

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=513685&ver=61

5 Nisan 2008 Cumartesi

"Kitap Okumamız Meydanda!" Bir Haber

Güzel bir Kütüphane Haftası kutlama örneği umarım kalabalık olmuştur :)

http://www.milliyet.com.tr/default.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=512100&ver=69

Doğan Hızlan' ın İTÜ Mustafa İnan Kütüphanesi Hakkındaki Yazısı

Sayın Doğan Hızlan' ın dileklerine tüm kalbimle katılıyorum ve tüm kütüphaneci ve kitapseverlerinde katılacağını biliyorum.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=8580553

44. Kütüphane Haftasında Ege'nin Konuğu

Tuna Kiremitçi Ege Üniversitesi' nin 44. Kütüphane haftası konuğu imiş :)

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=8617062

30 Mart 2008 Pazar

26 Mart 2008 Çarşamba

Mart Ayının DVD Birincisi

Bu ay kütüphanemizden ödünç alınarak en çok izlenen DVD Koro(Les Choristes) adlı Fransız yapımı bir film. Bir öğretmen- öğrenci ilişkisi filmi. Kesinlikle öğrencilerinizle beraber keyfile izleyebileceğiniz harika bir film.

Daha fazla bilgi için ;
http://www.weblebi.com/UrunDetaylari.aspx?Id=bg5T9JSjw7gAb8j0qwcDVw

Kütüphanenin En Çıtır Çıtır Okunan Serisi

Öğrencilerin kütüphaneden en çok okudukları kitapların listesini hazırlıyordum ki birden dikkatimi çekti. "Çıtır Çıtır Felsefe Dizisi" 8 yaş grubundan 14 yaş grubuna kadar istisnasız tüm öğrencilerin severek okuduğu bir dizi olarak listemin hemen her bölümünde yer alıyordu. Çocuklara iyilik-kötülük, doğru-yanlış, güzellik-çirkinlik gibi kavramları anlatmayı hedefleyen bir dizi. Neden bu kadar çok sevildiğini anlamak için bende bir tanesini okudum. Gerçekten sürükleyici ve dili çok sade zaten tüm yaş gruplarının severek okumasından belli.

http://www.ideefixe.com/vitrin/aramasonuc.asp?Shop=0&aranan_yer=0&Page=1&SearchTerm=%E7%FDt%FDr+%E7%FDt%FDr+felsefe&SearchTerm%3ASelectedValue=

12 Mart 2008 Çarşamba

İTÜ Mustafa İnan Kütüphanesi yeni binasına taşınmış :)

Bugün bir öğrencim Hürriyet gazetesini katlayıp okuduğu için onun ilgilendiği haberin tam arkasında yer alması sebebiyle rastladığım bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum :) Evet farkındayım garip bir cümle oldu. Ama ilginç bir şekilde rastladım bu kadar yakınında çalıştığım kütüphanenin taşındığı haberine ondan bu kadar belirtme gayretim :)

Türkiye' nin en modern kütüphanesi : Mustafa İnan kütüphanesi
Bu kütüphanenin raf uzunluğu 13 kilometre
http://www.hurriyet.com.tr/gundem/8433546.asp?m=1

İTÜ Mustafa İnan Kütüphanesini en kısa sürede görmek gerek diyorum.

19 Şubat 2008 Salı

Gündüz Vassaf'tan "Enformanyaklık" tanımlaması :) Ben sevdim

Merhabalar,
Gündüz Vassaf' ın İletişim yayınlarından çıkan "Cehenneme Övgü" adlı kitabını birçoğunuz duymuşsunuzdur. Bende ismen bilirdim ancak daha önce okumaya fırsatım olmamıştı. Geçenlerde lise kütüphanesinden ödünç aldım. Gerçekten muhteşem bir kitap, yazar insanı düşünmeye zorluyor. Okuduklarınız sizi resmen çarpıyor ve düşünmeden, sorgulamadan duramıyorsunuz. Kitabın tüm bölümleri etkileyici ancak özellikle bir kütüphaneci olarak "Enformanyaklık" bölümünden ayrıca etkilendiğimi belirtmeliyim. Vassaf öyle güzel açıklamışki insanların bu bilgi çöplüğünde ve bilgi bombardımanındaki bocalamalarını.(Hatta bilgi kelimesini değil genelde enformasyon kullanmış.)Hem kütüphaneci hem de bir birey olarak yazdıklarına katılmamak elde değil. Durmadan yeni enformasyonlara maruz kalan bireylerin sonunda nasıl duyarsızlaştıklarını çok güzel ifade etmiş. Herkesin okuması gereken bir kitap. Aslında kütüphaneci arkadaşlarla bu bölüm üzerine oturup sohbet etme imkanımız olsaydı ne güzel olurdu. Neden ülkemizde hiç okuma kulübü yoktur ki? :( Ya da varda ben mi bilmiyorum?

6 Şubat 2008 Çarşamba

Sesli Çocuk Kitapları :) Eğlenceli Yazarının Kendi Sesiyle

Bu sayfaya bayıldım. Robert Munsch kesinlikle çok renkli birine benziyor :) İngilizce sesli çocuk kitabı dinlemeyi seven herkese tavsiye ederim. İngilizce çalışırkende hayat kurtarıyor :) Seslendirme muhteşem.

http://robertmunsch.com/

14 Ocak 2008 Pazartesi

"Ama ben kitap okumak istemiyorum çok can sıkıcı!"








Çocuğunuz kitap okumayı sevmiyorsa Lee Canter'in etkili anababalık kitapları dizisinde yer alan ve onu nasıl kitap okumaya yönlendirebileceğinizi anlatan güzel bir kitaptır.

Künyesi :
Canter, Lee(1998). Çocuğunuz kitap okumayı sevmiyorsa : onu nasıl kitap okumaya yönlendirebilirsiniz. Ankara : HYB Yayıncılık.

İçindekiler sayfası :

Giriş............................................. 5
Anababaların Bilmek İstedikleri
Sorular &, Cevaplar.................................................. 6
Okumayı Ailenizin Günlük Faaliyeti Haline Getirin................................ 9
ADIM1
Evinizi Çeşitli Okuma Materyalleri ile Doldurun.................................. 10
Kütüphaneleri Ziyaret Etmeyi Alışkanlık Haline Getirin......................... 11
Çocuğunuzun ilgili Alanlarını Araştırın.................................................. 13
Alternatif Okuma Materyalleri..................................................... 14
ADIM 2
Her Gün Okumaya Vakit Ayırın.......................................................... 16
Okumaya İsteksiz Çocuklar-Suçlu TV mi?.............................................. 20
ADIM 3
Her Gün Yüksek Sesle Birşeyler Okuyun.............................................. 21
Yüksek Sesle Okuma Seanslarınızı Nasıl Yararlı Hale Getirebilirsiniz...... 22
Yüksek Sesie Okumaya İlişkin Öneriler (Özellikle Küçükler İçin).......... 24
Sevimli Şiirler........................................... 26
Çocuğunuzu Güldürerek Güdüleyin.................................. 27
ADIM 4
Çocuğunuzun İletişim Becerilerini Geliştirin............................ 28
Çocuğunuzu Her Gün Yazması İçin Teşvik Edin................. 29
Düşünceleri Kelimelere Dökmek............................. 30
EKLER....................................................................... 31
Güdüleyici Sayfa Ayraçları,
Aşama Kayıt Yapraklan ve Kuponlar................................ 33
Lee Canter'a Göre
"Okuma Alışkanlığı" ile İlgili Önemli 10 Konu........................ 39

Kitaptan örnek, 8. sayfa :

Okuma-Bir Aile Geleneğidir!
Okuyucular okuyucular yetiştirirler.
Çocuğunuz doğuştan taklitçidir. Onun en çok istediği şey, ilk ve en Önemli öğretmeni, yani sizin tarafınızdan takdir edilmektir. Sizin yüzünüzde hayranlık ifadesini ayırt ettiği andan itibaren, sizin davranışlarınızı taklit etmeye başlar.
Peki acaba siz okuma alışkanlıklarınız açısından ona nasıl bir örnek oluyorsunuz?
• Her sabah gazeteye mutlaka en azından birgöz atar mısınız?
• Alışveriş yaparken kitapçılara da uğrarmısınız?
• Elinize daha çok bir kitap mı, yoksa TV'ninkumandasını mı alırsınız?
• Dostlarınıza hediye olarak kitap alırmısınız?
• Postacınız size abonesi olduğunuz dergileritaşımaktan şikâyet eder mi?
• Kütüphane kartınızı mı, yoksa kredi kartınızı mı daha çok kullanırsınız?
• Yağmurlu günlerde battaniyenizin altınagirip kitap okumaktan hoşlanır mısınız?
Eğer evinizdeki yaşantı yazıii ve sözlü sözcükler açısından zenginse, çocuğunuz iyi bir okuyucu olmaya adaydır.
Ancak eğer okumak sizin günlük hayatınızın bir parçası değilse, büyük bir olasılıkla çocuğunuzun hayatının da olmayacaktır. Tanınmış yazar ve konuşmacı Jim Trelease şöyle der:
"Okuma sevgisi öğretilmez, yakalanır.11
Siz de bir an önce çocuğunuza yem atın!
Biz de kitapları severiz!

8 Ocak 2008 Salı

Bilgi Okuryazarlığı Konusunda Ulaşabildiğim Türkçe Makalelerin Bibliyografik Künyeleri (Yararlanmak isteyen meslektaşlara)

Adıgüzel, Abdullah(2005). Avrupa Birliğine uyum sürecinde öğretmen niteliklerinde yeni bir boyut : bilgi okur yazarlığı. 25.03.2006.
http://yayim.meb.gov.tr/

Akkoyunlu, B. ve Kurbanoğlu, S.(2001). Eğitim : bilgi okuryazarlığı. http://www.tbd.org.tr/eski/sayi83%20html/egitim.html

Akkoyunlu, Buket ve Kurbanoğlu, Serap.(2003). Öğretmen adaylarının bilgi okuryazarlığı ve bilgisayar öz-yeterlik algıları üzerine bir çalışma. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 24: 1-10.

Akkoyunlu, Buket ve Kurbanoğlu, Serap. (2004). Öğretmenlerin bilgi okuryazarlığı öz-yeterlik inancı üzerine bir çalışma. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 27: 11-20.

Aslan (Alpay), Sema.Yaşam boyu öğrenme ve kütüphaneler. Bilgi Yönetimi.20.03.2006. http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl gos.php?nt=439

Erdem, Mukaddes ve Akkoyunlu, Buket.(?). Bilgi okuryazarlığı becerileri ve bu becerilerin öğrencilere kazandırılması için düzenlenecek öğrenme ortamlarının özellikleri. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi.[6 s.]

Gürdal, Oya.(2000). Yaşamboyu öğrenme etkinliği “Enformasyon Okuryazarlığı”. Türk Kütüphaneciliği, 14(2): 176-187.

Keyman, Dilek.(1990). “Okul kütüphanelerinde kullanıcı eğitimi”, Prof. Dr. Osman Ersoy’a armağan içinde (100 -105). Ankara : Türk Kütüphaneciler Derneği.

Kurbanoğlu, Serap ve Akkoyunlu, Buket(2002). Bilgi okuryazarlığı : Bir ilköğretim okulunda yürütülen uygulama çalışması. Türk Kütüphaneciliği, 16 (1): 20-40.

Polat, Coşkun.(2005). Üniversite öğrencilerinin bilgi okuryazarlığı becerilerindeki zorlanma düzeyleri üzerine bir araştırma. Türk Kütüphaneciliği, 19(4) 408 – 431.

Saatçioğlu, Ömür.[ve diğerleri](2003). Bilgi okuryazarlığı becerilerinin geliştirilmesinde kütüphanelerin rolü ve Dokuz Eylül Üniversitesi uygulaması. Bilgi Dünyası, 4(1): 45-63.

Yalvaç, Mesut. (2001). 21. Yüzyılda enformasyon profesyonellerinin eğitim ve öğretiminde enformasyon okur-yazarlığı standartları. Türk Kütüphaneciliği 15(2) : 136-150.

Facebook'ta Edebiyat Severler ve Kitap Tavsiye Edenler Klübü'nde güzel kitap önerileri var göz atmak isterseniz...

http://www.facebook.com/group.php?gid=5827030677

7 Ocak 2008 Pazartesi

Aralık Ayında Öğrencilerin En çok Okuduğu Kitaplar


2. Sınıflar düzeyinde :


Kayıp balık Nemo(2004). İstanbul : Doğan Egmont


3. Sınıflar düzeyinde:


Çınaroğlu, Ayla(1991). Beyaz benekli at. İstanbul : Bilgi Başarı yayınları


4. Sınıflar düzeyinde :


Sommer - Bodenburg, Angela(2003). Çiko : dört ayaklı süpriz. İstanbul : Say Yayınları


5. Sınıflar düzeyinde :


Adler, Bill(2006). Çocuklardan Harry Potter’ a mektuplar. İstanbul : Pegasus yayınları


6. Sınıflar düzeyinde :


Nesin, Aziz(2000). Ben de Çocuktum. İstanbul : Adam Yayınları


7. Sınıflar düzeyinde :


Kelly, Fiona(2000). Yasak ada : macera klübü 3. İstanbul : Altın Kitaplar


8. Sınıflar düzeyinde:


Güntekin, Reşat Nuri(1999). Tanrı misafiri. İstanbul : İnkılap Kitabevi